Olası yanıtlardan biri, Tanrı nın evrenin kurulma ayarlarını seçmesinin nedenlerine bizlerin akıl erdirme ümidimizin olmadığını söylemektir.Bu elbette kadiri mutlak bir varlık olarak yetkisi içinde olsa gerektir,ancak eğer evreni böyle anlaşılmayacak bir biçimde başlatmışsa, neden sonrasında anlayabileceğimiz yasalara göre evrimleşmeye bırakmayı seçti?
Tüm bir bilim tarihi,olayların rastgele bir biçimde gerçekleşmediğinin, kutsal bir esinden kaynaklansın veya kaynaklanmasın,belirli bir düzene dayandığının adım adım farkına varılmasından oluşmuştur..
Tanrıyı zamanda var olan bir varlık olarak tahayyül etme yanılgısının bir örneğidir: Zaman tanrı nın yarattığı evrenin bir özelliğidir sadece.Yaratırken ne yaptığını muhtemelen biliyor olsa gerek....!
Böylesi bir azmi ve zekayı yürekten alkışlıyorum..Birşeyi başarmak için hiçbir engel olmadığını varlığıyla kanıtlayan adam STEPHEN HAWKİNG...
Ama bu kitabı anlamamı sağlayan yegane şey İMAMI RABBANİ HZ. nin 2 cilt 50. Mektubudur..Manevi boyutları anlaşılmadan evren asla tam manasıyla çözülemez.Manevi yükseliş öyle mucizelerle dolu ki evrenin oluşumu ve manevi yükseliş mertebeleri birebir aynı...Bu mucize akıl almaz bir gerçek...Evren sadece akıl yolu ile değil,kalbin mutmain olması yolu ile kavrana bilir...!