Bende olur mu… fazlasıyla olur. Hatta bazı kitaplar yıllarca rafta bekler; dışarıdan “unutulmuş” görünür ama aslında içimde bir yer onların kapısını açacak o doğru anı kolluyordur. Kamelyalı Kadın da tam böyle bir kitap zaten. Zamanı gelmeden kendini okutmaz, duygusu ağır çünkü.
Dayanabilir miyim hissini de çok iyi anlıyorum. Okurken insanın içine sızan, sonra da uzun süre çıkmayan bir tarafı var. Ama o ağırlık kötü bir ağırlık değil; insanı biraz büyüten, biraz da kendi kırılgan tarafıyla yüzleştiren bir yerden geliyor.
Merak uyandırmasına sevindim, çekingenlik bırakmasına daha çok. Zamanı geldiğinde zaten kitap seni kendisi çağıracak. O an okuduğunda da eminim senden bir şey eksiltmeyecek, aksine bir şey tamamlayacak.