Aşk denilen şey meğer ne şiddetli bir ruh fırtınasıymış! Görmeden sevilen bir afetin görünmeyen sevgisi böyle aklı çileden çıkaracak dereceyi bulursa karşılıklı ateş alanların hali acaba ne derece huzur bozucu olacak? Sevilen bir hayal insanı bu hale getiriyor, bir hakikatin yakmasına nasıl yürek dayanacak?
"Evrenin Ruhu, bir düşü gerçekleştirmeden önce yol boyunca öğrenilen her şeye değer biçer. Bize karşı kötü duygular beslediği için böyle davranmaz. Düşümüzü gerçekleştirmemizin yanı sıra, ona doğru ilerlerken aldığımız dersleri de iyice öğrenmemizi ister. Ama insanların çoğunluğu, işte bu anda vazgeçerler. Çölün dilinde biz bu durumu şöyle tanımlarız: vahanın palmiyeleri ufukta görünmüşken susluktan ölmek.
Araştırma her zaman acemi talihiyle başlar. Ve her zaman 'fatihin sınavı' yla sona erer. "