Kitap isminden de anlaşıldığı gibi “mülkiyetten” yola çıkarak iki farklı dünyayı , anarres ve urrası konu edinmiş.Kapitalizm ve anarşizm çemberi içinde her iki gezegende de yerini bulamamış bir başkahraman olan Shevek bu kapitalist yaşamın uzantısı olan urras için şöyle der :”İçine kâr , zarar korkusu girmeden yapabileceğiniz bir şey yok. Hanginizin diğerine üstün olduğunu bilmeden ya da kanıtlamadan bir başkasına ‘ günaydın ‘ diyemezsiniz. “Okurken George Orwell’ın 1984’ünü anımsattı bana .Benzer dizinde bir distopya Bende iz bırakan söz ise şuydu :”Eğer bir şeyi bütün olarak görebilirsen ,” dedi , hep güzelmiş gibi görünür. Gezegenler , yaşamlar...Ama yakından bakıldığında bir dünya yalnızca toz ve kayadan oluşur. Günden güne yaşam daha da zorlaşır, yorulursun , ritmi kaçırırsın. Uzaklığı ararsın -ara vermeyi. Dünya’nın ne kadar güzel olduğunu görmenin yolu , onu ay gibi görmekten geçiyor. Yaşamın ne güzel olduğunu görmenin yolu ölümün bakış açısından bakmaktan geçiyor.