Öyleyse şu öğüdü iyi dinleyin: Zorluklar karşısında yılgınlığa düşmeyin, bu uğurda başınıza gelebilecek acı olaylardan ötürü üzüntüye de kapılmayın.
Zira eğer gerçekten inanıyorsanız, eninde sonunda üstün gelecek olan, sizlersiniz.
Âl-i İmrân 139
Sevdiğiniz şeylerden bir kısmını Allah yolunda harcamadıkça, asla iyiliğe ulaşamazsınız. Açgözlülük ve cimrilik hastalığından kurtulup da servetinizi, sağlığınızı, canınızı... Allah yolunda fedâ etmeye hazır olmadığınız sürece, O'nun hoşnutluğuna asla kavuşamaz, gerçek erdemliliğe ulaşamazsınız.
Öyleyse az çok demeyin, Allah yolunda harcayın. Unutmayın ki, her ne harcarsanız, Allah hepsini bilir ve mükafatını mutlaka verir.
ÂL-î İMRÂN 92
Bir Müslüman için Hz. Peygamber'i (sas) sevmek sadece vefanın ve heyecanın duygusal bir konusu değil, aynı zamanda imanın bir konusudur. Çünkü Rabbimiz, Peygamber'i sevmeyi imanın kemal şartı olarak belirlemiş,.
"Başarmış olmak güzelliği takdir edebilmek, başkalarındaki en iyiyi bulabilmek bu dünyayı olduğundan biraz daha iyi bırakarak terk etmek, bir tek hayatın bile sırf siz yaşadınız diye daha rahat soluk alıp vermiş olduğunu bilmek. Başarmış olmak işte budur."