Zamanın kıymetini anlatan çok akıcı ve etkileyici bir kitap.
Peki zaman neydi?
Sadece iş mi, para mı, güç mü? Hayır. Zamanı asıl değerli kılan sevdiklerimize ayırdığımız ve onlarla yaşadığımız anlardı..
Hey gidi yalan dünya, sana neden bu kadar bağlanıyor, çadırımızın kazıklarını derinlere çakıyoruz ki? Neden düşünemiyoruz en derin çadır kazıklarının da bir gün yerlerinden söküleceklerini ve sahibinin alınıp götürüleceğini?
Kur'an ve Sünnet senin geçiciliğini anlatıp dururken, kimler kafamıza işledi, “hiç ölmiyecekmiş gibi sana çalışacağımız" hurafelerini? Zaten bütün kayıplarımız bu yüzden, yâni her şeyimizle sana bağlanmamızdan kaynaklanmıyor mu?