"Medusa ile göz göze gelenlerin aniden tarif edilemez derecede kötü bir hisse kapıldıkları, kalplerinin buz kestiği ve sonunda bedenlerinin bütünüyle taşlaştığı söylenir. İnsanların ondan korkmasının sebebi de budur, kişinin bedeninden çok kalbine zarar verir."
"Biliyorsun, konuşmaya yalnızca hayatta kaygıları olanlar ihtiyaç duyar. Kaygılar, çürük topraktan çıkan zehirli bir mantar misali dili mayaladığı zaman, kelimeler ağızdan dökülmeye başlar. Mutluluğu ifade eden sözcükler de yok değil elbette, ancak bunların ardında sıklıkla bir sahtelik hissedilmiyor mu? İnsanlar en mutlu anlarında bile içten içe huzursuzluk duyarlar. Bu yüzden de insan dilleri kaprislidir. Konuşmak bir ustalık ve kurnazlık ister. Huzursuzluğun olmadığı yerde ise böyle iğrenç bir yola baş vurmaya gerek yoktur. Mesela; Otohime'mizin ağzından bugüne kadar tek bir kelime bile çıktığını duyan olmamıştır. Üstelik kendisi, diğer ketum kişilerin yaptığı gibi karanlık düşüncelerle ve iğneleyici gözlemlere zihnini doldurmaz."
"Hiçbir özelliği olmayan yemeklerini zorla yedirmeye çalışanlara, abuk sabuk övgüler dizerek dalkavukluk yapanlara, komik bir şey olmamasına rağmen her duyduğuna kahkahalar atarak karşılık verenlere, sıradan bir olaya bile şaşırıyormuş gibi yapanlara, baştan sona yalan dolu muhabbetlere itibarını korumak bahanesi ile katlanan şu akıllı geçinen aptallara Ejderha Sarayı'ndaki misafirperverliği gösterebilsem keşke! Karadaki ev sahiplerinin tek derdi isimlerine leke sürdürmemek. Huzursuzluk çıkmasından öyle korkuyorlar ki, zıvanadan çıkmış bir hâlde konuklarının etrafında dört dönüyor, gereksiz bir ilgi gösteriyorlar. Hiçbirinin içinde gram samimiyet yok! Böyle misafir mi ağırlanır?"