Mimesis hakkında düşünmüş bütün kuramcıların, ne denli farklı ekolleri temsil ederlerse etsinler, ilginç bir ortak yanları vardır: Onları cezbeden, ellerinde ya da karşılarında duran metin kadar, hatta bazen ondan da çok, olmayan metinler, o metnin arkasında gizli ya da eksik metinlerdir.
Aristoteles'e göre sanat, ister edebiyat isterse başka dalları olsun, temel mimetik güdünün iki yüzünün birleşmesinden doğuyordu. Nitekim Don Quijote'nin önsözündeki reçete de budur: "Taklit mükemmel" olmalı; gerçeğe sadık kalmalı ve sunuluşunda "düzgün ve renkli" olmalı; uyum duygusuna sahip herkesi tatmin etmelidir.