Zeynep Hilal

Zeynep Hilal
@Zeynephd
"Yaşam çok şey öğretiyor insana, ölüm daha da çok; her ikisi bilimden çok, çok daha fazlasını öğretiyor."; (Miguel de Unamuno, Sis)

Zeynep Hilal

, bir kitap okudu
Puan vermedi·371 syf.·
28 günde okudu
·
2021 18. kitabı
Jale Parla
8.9/10 · 134 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Esaret Edebiyatı ve Cervantes'te Esaretin İzleri
7/10
·128 syf.··
2021 17. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2021 20:04
Cervantes, bilindiği üzere, İnebahtı Deniz Savaşı sonrasında İspanya'ya dönerken, o sıralar Akdenizde sıradanlaşmış olan korsan saldırılarından biri sonucu Türklerle esir düştü. Cervantes'in sol elini kullanamıyor oluşu, onun fiziksel olarak daha hafif işlerde çalışmasını sağlıyordu; böylece diğer esirlere kıyasla daha rahat bir esaret hayatı geçirmiştir. Dolayısıyla beş yıl süren esaret hayatı boyunca Türkleri ve Osmanlıyı gözlemleme fırsatı bulmuştur. Bu kitap Cervantes'in sekiz komedyasından biri olmakla beraber, esaret hayatından izler taşıyan bir eser olması bakımından da önemlidir. Cervantes yaşadığı dönemde İspanya'da adeta yeni bir tür ortaya çıktı: esaret edebiyatı.* Bu türe ait eserler, her zaman gerçeği yansıtmıyordu, ancak Cervantes'in yazdığı bu oyun, büyük oranda kendi gözlemlerini içerdiğinden, gerçeklerden çok da uzak değildi. Bu oyun, III. Murat ile İspanyol bir cariye arasında peyda olan aşkı konu alıyor. Aslında, genel olarak kitaplarında katı ve merhametsiz bir Türk imajı çizen Cervantes, bu kitabında daha ılımlı, hoşgörülü ve bir bakıma da romantik bir Türk imajı çizer. Padişah, Katalina'yı ilk gördüğü andan beri ona methiyeler düzer, ona ne isterse yapacağını söyler ve hatta Katolik Hıristiyan olarak kalsa dahi onunla evleneceğini söyler. "KATALİNA: Ben her zaman Hıristiyan olarak kalacağım. PADİŞAH: Öyle olsun; şimdilik ruhum Tanrı'ya tapar gibi bedenini sevmekle yetinecek. Ruhuna sahip olmak için ne yapmalıyım bilmiyorum, ona söz geçirecek ilâhi bir güce sahip değilim. Dilediğin şekilde yaşa, yeter ki bensiz yaşama!" (s.69) Bunun yanı sıra Katalina'yı tedavi ettirmek için saraya Yahudi bir hekim çağrılmıştır. Tüm bunlar, Padişahta tezahür eden bir hoşgörü olarak adlandırılabilir; ve bu da Cervantes'in aşırı bir Türk düşmanlığı ve nefreti
Edebiyat
Oviedolu Katalina SultanMiguel de Cervantes · Mevsimsiz Yayınevi · 2007349 okunma
İltifatın aşırıya vardığı yerde hakikatler kaybolur, yalanlar ortaya çıkar.
Sayfa 105 - Katalina Sultan·Kitabı okudu
Edebiyat
Umutsuzluk en büyük, en çirkin günahtır. İntihar etmek korkaklıktır, bizleri koruyan, nimetleriyle besleyen Tanrı'ya karşı gelmektir. Mesela Yahuda, Hazreti İsa'yı ele vermekle büyük bir günah işledi, ama kendisini asmakla çok daha büyüğünü işlemiş oldu.
Sayfa 96 - 97, Katalina'nın babası·Kitabı okudu
Edebiyat
Bu ülkede öyle hayret verici olaylara tanık oldum ki, doğrusu bunları görünce insanın aklı başından gidiyor.
Sayfa 28 - Roberto·Kitabı okudu
Edebiyat