Fransa'da roman İspanyol batıl inançlarının, aşırılıklarının ve kör fanatizminin bir hicvi olarak okunmuştu. Cervantes'in özellikle, hâlâ çoktan çağdışı kalmış şövalyeliğin düşüncelerine göre yaşayan İspanyol soylularının parodisini yaptığı düşünülüyordu. Örneğin Voltaire, Don Kişot'u "Tanrı'nın savaşçısı" ve Cizvit tarikatının kurucu su Ignatius de Loyola'nın bir karikatürü olarak görmüştü. İspanyol yurtseverleri, bu aşağılamalardan Cervantes'in romanını ve onun popülerliğini sorumlu tuttular.
Kral III. Felipe'nin gülmekten kırılan bir öğrenciyi görüp refakatçilerine şöyle dediği anlatılır: "Ya bu insanın aklı başında değil ya da şu anda Don Kişot'u okuyor."
Çokanlamlılık ve çeşitlilik, kahramanların isimlerine de yansır. Sadık seyisin soyadı "Panza" işkembe demektir, "Sanço" (Sancho) ise Latince kutsal anlamındaki "sanctum"dan türetilmiştir, yani bu isim "Kutsal İşkembe" demektir ve bununla köylünün şişmanlığı, oburluğu ve zekâ kıtlığı ima edilir.
Don Kişot parodi kisvesi altında, yüzyıllardır sevilen bir edebiyat türü olan şövalye romanının mezarcısından başka bir şey olmayacaktı. Bununla Cervantes, elbette sadece uzun zamandır, özellikle de Kilise çevrelerinin ve hümanistlerin, hatta II. Felipe'nin ve Valladolidli Corteslerin (1555) bir talebini edebiyata taşıyordu: halka zarar veren ve yalanlar yayan şövalye kitaplarının ezilmesi
Altının varlığı dert, eksikliğiyse kaygı getirir; fakat eksikliğinin getirdiği dertlere az bir mal varlığıyla deva bulunur; oysa zenginliğin getirdiği kaygılar, servet arttıkça çoğalır"