Zeynep Efsetelya

Zeynep Efsetelya
@Zeynepokan
Şiir❀,kitap❀,insan Hiç insan kendi ruhuna darılır mı? İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman.
Türk Dili Ve Edebiyatı Öğretm.
Lisans
1 Mart
106 okur puanı
Temmuz 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi·112 syf.··
2025 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2025 22:40
SERGÜZEŞT " Baştan geçen olayların çoğunlukla manzum, bazan da nesirle karışık olarak anlatıldığı edebî tür. Farsça ser ile (baş) güzeştten (< güzeşten “geçmek”) oluşan ser-güzeşt kelimesi “bir kişinin başından geçen olay, hikâye, çekilen çile, macera” demektir. Ve dostlar yazar, toplumumuzda yakın bir zamana kadar sürmüş olan esirlik gerçeğiyle yüzleşmemizi sağlar. Döneminin en önemli edebiyatçılarından biri olan Samipaşazade Sezai, Sergüzeşt’te Kafkasya’dan kaçırılarak İstanbul’da zengin konaklarına satılan Dilber’in acı macerasını anlatır. Burada küçük bir bedende büyük bir acılı ruhu yaşatıyor. Köleliğin insanlarda yarattığı darbeyi ve hayatlarında neleri değiştirdiğini gözler önüne seren Sergüzeşt’te sınıf ayrılıklarının iyi ve kötü her insan için söz konusu olabileceğini de gösterir. Şahit olacaksınız ki cariye, halayık, köle... Vs. etiketiyle var olmuş olan bir çocuk ruhlu insanın hayatı bir nehrin sularına kendini bırakamasıyla son bulur. Tesir altında kalmamak mümkün müdür? Tavsiye edilir
SergüzeştSamipaşazade Sezai · İş Bankası Kültür Yayınları · 202256,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·184 syf.··
2025 24. kitabı
Felatun Bey ile Rakım Efendi, Ahmet Mithat Efendi'nin yaşadığı toplumdaki modernleşme macerasını gözlemlemesinin bir ürünüdür. Yazar halkın yönelişlerini tespit etmekle yetinmemiş aynı zamanda Rakım Efendi karakteri üzerinden örnek bir modernleşme hikâyesi ortaya koymuştur.yanlış Batılılılaşmayı ele almakla kalmaz, aynı zamanda okurlara modernleşmeye dair doğruları ve yanlışları da anlatır. Alaturka Osmanlı çocuğu, Alafranga Avrupa yaşanıtısı temsili üzerinde bulunan bir kitap. Nasıl oluyor da alaturkacı çatal bıçak kullanıyorken, alafrangacı ise yerde yemek yemektenbi hâyli zorlanmıştır. Bu da tuhaf bir biçimsel durumdur.
Felâtun Bey ile Râkım EfendiAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202228,2bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2025 12. kitabı
Ömer ve Nihat yakın arkadaşlardırlar. Ömer ilk gördüğü an'da aşık olur Macideye. Macide, Balıkesir'de ortaokula giderken musikiye olan yeteneği ve ilgisi musiki hocaları tarafından fark edilir ve okul sonraları özel ders almaya başlar. Bu sırada öğretmeni Bedri Bey ile aralarında bir şey olduğu konusunda bir dedikodu çıkar. Bu dedikodu, onları uzaklaştırmak yerine, aralarında duygusal bir bağ kurar. Lakin Bedri Bey o senenin sonunda Balıkesir'den İstanbul'a taşınır. Emine Teyze, onlara misafirliğe geldiğinde musikiye olan yeteneğini öğrenir. Macide'nin anne ve babasını ikna ederek onu İstanbul'a konservatuar okumaya götürür. Emine Teyze'nin kocası Galip Bey buna pek memnun olmaz ama Macide'nin babasının aydan aya gönderdiği kırk lira onu susturmaya yeter. Macide de evi bir pansiyon gibi kullanmaktadır zaten. Ömer ve Emine teyze birbirlerini tanıyorlardır. Emine teyze kendisini davet eder. Ömer gece yarısı Emine Teyze'sinin evine gider. Herkes çok kötüdür. Çünkü Macide'ye babasının öldüğü haberini vermişlerdir. Macide ise odasına kapanmış, bir daha da çıkmamıştır. Ömer bu düşüncelerle yatağının serildiği odaya gider ve uykuya dalar. Macide babasını kaybedince belki de en çok kendini kaybetti. Kızlar babalarını hep ararlar ama bulamazlar bazen... Ömer Macideyle evlenir ve hayat aslında orada başlar. Ömer değil de daha çok Macidenin iç kırıntısı dökmek istiyorum sevgili okur arkadaşlarım. Bir gün gelir ait olmadığı yerden gitmesi gerektiğini anlar. bir gün yol verirler ve yol alır.Yoldan gitmesi başka bir yola çıkması gerek. çok kişi ardında bir iz bırakmadan çekip gidiyor... Macide de hiçbir iz bırkmadan gidiyor. Nereye gideceğini düşünmemiş hem de , lakin ayakları Ömer'e doğru gidiyormuş bile. Bazen böyledir kafanda gidecek bir yer yoktur ama ayakların yol
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,7bin okunma
Puan vermedi·704 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2025 00:44
Rodion Romanoviç, annesi ve kız kardeşinden ayrı, başka bir şehirde tek başına yaşamakta olan bir hukuk fakültesi öğrencisidir. Düştüğü maddi sıkıntılar sebebiyle öğrenimine ara verir, Raskolnikov'un ikilemleri ve iç çatışmalarından yola çıkılarak insanoğlunun toplumsal, ahlaki ve dini değerleri de sorgulanır. Ne söylenebilir ki? yoksul bir genç var ortada, yoksulluk ona büyük bir utanç vermeye başlıyor, bu durumdan dolayı okulunu dondurmak zorunda kalması bir yana, tanıdığı insanlara gözükmek bile istemiyor. Bir de Raskolnikov hristiyan olarak geçmesine rağmen içinden kopan o inançsızlık... Napolyon düşünceleriyle bir süre kendini kandıracaktır bence. Çünkü; Kocakarıyı bir balta ile öldürdüğünde içeri girip bunu gören Lizavetayı da öldürmek zorunda kalıyor ve oradan bir kaç eşya alarak kaçıyor. Ama cinayet sonrası ele geçirdiği paralara el bile sürmüyor. Zaten eline geçen her parayı da gözünü kırpmadan birilerine dağıtıyor sadaka niyetine. Bunların ötesinde istese zaten özel ders vererek ihtiyacı olan paraya ulaşabilir. Amacın para olmadığını anlıyoruz böylece. Bir öfke nöbeti sonrasında yahut intikam amacıyla işlenmiş bir cinayet de yok ortada.Raskolnikov daha önceden bir makale yazmıştır.Adeta makalesini haklı çıkarmak için cinayet işlediğini düşünüyoruz. Aslında tamamen rastgele işlenen bu cinayet, yalnızca karakterin şanslı olmasından ötürü delilden yoksun kalıyor. Böylece Dostoyevski Rodya'ya cezadan kaçma olanağı sunuyor, fakat cezanın acı çeken ruhlar için bir ödül olduğunu bizzat deneyimleyen Rodya, kaçmayı değil kalmayı, susmayı değil itiraf etmeyi seçiyor. Buradaki en büyük etken de Sonya. İşlediği cinayetinin itirafını Sonyaya yapmayı seçmiştir. Napolyon gibi idealist biri olabileceğini düşünürken zamanla yaptığının bununla aynı olmadığını fark ederek
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2025 3. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2025 19:59
Sefil bir adamdı jan Valjan ama ruhu hep zengindi... Fırından çaldığı bir ekmeğin bedeli 19 yıl hapis ve bir kürek mahkumu kimliğine çarpılmış olmak... Kara bir kimlik; sefil bir ömrün cezasıydı , ruhun bataklığıydı... Oysaki ona çizilen profil müstahak değildi hiçbir zaman . Aksi yönde yol vermezdi kendisi için yaşamayı bırakıp küçük Tarla kuşu Kozet için yaşamayı bilmişti. Dün, bugün, yarın gizlendi tayin etti kendini teslim olarak. Körpe genç bir kız ve kalbiyle onu sımsıkı sarılıp sarmalayıp koruyan bir baba olmuştu jan valjan o kıza. Ve bir gün o gün; Yıldızlar gökyüzündeki tavana asılırlar umuttur çünkü. Işıktır, nefestir... Yıldızsız bir gece inmişti yeryüzüne. Karanlıklar içinde kanatlarını germiş bir meleğin onun ruhunu alıp götürmek üzere... Babasının gözünü yumduğu günün gecesi, kızının göğsündeki kitlenin oluştuğu gecesi... Kızı dik tutan babasınn var oluşuydu... Babayı irade ve güç ayakta tutmuşken kızının sevgisi yaşantısına pul serpmişti. Sevgi iyileştirir iyileştirdi hep... Ve o kız ; Babasını evinden uğuraladı ama bir ömür yüreğinde taşıyarak. Kızlar babalarını ruhundan öperler uğurlaması yoktur o kalplerde. ...
SefillerVictor Hugo · Parana Yayınları · 2023105,2bin okunma
Reklam