“Haşmetmeap, bu alınyazısı,” diye mırıldandı bakan, yazgı için hafif olan böyle bir ağırlığın bir insanı ezmeye yeteceğini hissederek.
“Demek düşmanlarımızın bizimle ilgili söyledikleri doğru: hiçbir şey öğrenilmedi, hiçbir şey unutulmadı ha? Ben de onun gibi ihanete uğrasaydım, kendimi avutabilirdim; ama yüksek görevlere benim tarafımdan getirilmiş, benim yazgım onların yazgısı olmuş, benden önce hiçbir şey olmadıkları ve benden sonra da hiçbir şey olamayacakları için kendilerinden çok daha özenle beni gözetmeleri gereken insanların ortasında olmak ve yeteneksizlik, uyuşukluk nedeniyle acınacak bir biçimde düşmek! Ah! evet mösyö, haklısınız, bu alınyazısı.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hem her şey insanın kendi elinde, hem de insan yalnızca korkaklığı yüzünden ne fırsatlar kaçırıyor...
Zeynep
@Zeynepovic
·
Suç ve Ceza romanında öne çıkan, Raskolnikov'un ruh halidir. Bu nedenle bu roman psikolojik bir yapıt olarak bilinir. Romanın kahramanı Raskolnikov yoksul bir gençtir. Cinayetin nedeni kendi yoksulluğu mudur, yoksa diğer insanlara iyilik etmek midir? Romandan anlaşıldığına göre, Raskolnikov'u cinayet işlemeye götüren ilk neden, onun yoksulluğudur ama bence bu yeterli neden değil. Acaba her yoksul insanın içinde bir başkasını öldürüp malını almak eğilimi uyanır mı? Suç işleme eğilimi tüm insanlarda mı vardır ve fırsat bulunca mı ortaya çıkar? Yoksa suç işlemek bireysel bir durum mudur? Ya da yoksullar ceza korkusu yüzünden mi insan öldürüp mallarını almaktan kaçınırlar?