"Bize güç veren inandığımız hikâyelerdir.”
Annemin Gökyüzü deneme kitabı; hayatın ucunda yaşayan insanları, anlam arayışı, görülme, anlaşılma, dostluk gibi değerleri, insanın peşine düştüğü hikâyeleri anlatıyor. Yazar Bulduk,
“ Kalbiniz, yerinde duruyor mu kalbiniz?” sorusuyla "Bir kalbiniz vardı, onu tanıyınız" mısraına götürdü beni. Kalp bahsinin üzerinde duruyor:
” Kelimelerin kavga ettiği, kanadığı, nefes aldığı o yazıyı, evet, yazamadım." diye samimi bir itirafta bulunuyor. "Ölülerin Dirilere Armağanı" yazıda İsrail'le tek başına savaşan, "garip yaşayıp garip ölen" Bir Müslüman terk etti elemler dünyasını? dikkatimi çeken cümleler oldu. Yazar çağı okuduğunu bize bu cümleleri ve satır aralarında veriyor. Yazar çağın tanığıdır çünkü. Zamanın ruhunu yakalayan yazılar bunlar. Kitapta metafiziği sık görüyoruz. "Annemin şeksiz şüphesiz inandığı Allah" ifadesi Yazar Bulduk' a özel bir ifade. "Annelerimizin, ninelerimizin inandıklarını" derken geçmişten, günümüze inancımız, teslimiyet ve tevekkülümüze bir karşılaştırma yaparak günümüz insanıyla köprü kuruyor. Züleyha'nın romanını yazan Bulduk'un Züleyha eseri İnsanı kendine kilitliyordu. Annemin Gökyüzü’nde de Hz Yusuf' (as) dan bahsediyor. Hz Yusuf eseri geliyor mu acaba diye düşünmeden edemiyoruz.
“Hızla gelsin hemen onu da tanıyıp tüketelim”gibi cümleleriyle eleştirel söylemler var. Kitapta savaşlar, mülteci kampları, gibi toplumsal mesajlar var. Annemin Gökyüzü'ndeki denemelerde şiirsel bir üslup kullanırken çağa, insana, eleştiriler hâkim. Zeki Bulduk ile yaptığım röportaj'da kendi ifadesiyle eleştirileriyle ilgili; "karanlığa bir gül sokuşturmuştur. "
Kitapta ; kader, keder, acı, insan, empati, millet, Türk, onur, güzellik, dost- düşman, vatan, ev, merhamet, ferahfeza, ölüm, kadın, erkek, aşk, savaşlar, çocuklar,