Zeynep Yıldırım

Zeynep Yıldırım
@Zeynepyildrm34
•Beklerken Söylenen (2022) • Halkın Sessizliği Radyosu(2024) Şiirlerimi dergilerde yayımlıyorum. Beklerken Söylenen Halkın Sessizliği Radyosu
İstanbul
17 Ağustos
49 okur puanı
Mart 2023 tarihinde katıldı
İSTANBUL DESTANINA VE GÜNDELİK HAYATA YOLCULUK ŞİİRLERİ
Puan vermedi·120 syf.··
2024 94. kitabı
Şairlerin yeni kitap heyecanını daima içimde taşır ve paylaşmak isterim. Tanıdığım bildiğim bir heyecan olduğu için olsa gerek. Aykut Nasip Kelebek'in “Güneş Eski Ritmini Bulana Dek” kitabı İstanbul şehir hayatı benim için bulunmaz bir gözlem alanı haline geliyor dediği şiirlerden oluşuyor. Şiiri önemli ölçüde gündelik hayattan doğuyor. Şair aynı zamanda şiirin insanların gündelik hayatında da yer kaplaması ve insanların nefes alışverişlerine, acılarına mutluluklarına bir yerinden katılması gerektiğini düşünüyor. Erkek, kadının diğer kadınlar arasındaki güzelliğini tartıyor/ Kadın, erkeğin duvarları yeni boyanmış evini inceliyordu dikkatle/ Dünyasını incelememişti öyle” mısraları, “Ölümsüzlüğe Ağıt” ve “Böcek” şiirinde eleştiriler var. Genç şairlerin kitaplarını eleştirdiği bir yazıda var kitapta. Şiir eleştirisiyle yakından ilgilenen şairin Güneş Eski Ritmini Bulana Dek' de net bir biçimde görüyoruz. Çünkü kitaptaki genç şairlerin kitaplarını eleştirdiği metin, Cihangir Edebiyat başlıklı şiirinin bir parçası. Dergi formatında bir şiir o, farklı türleri ve disiplinleri yer yer şiirde bir araya getirmeye çalışıyor Şair. Kitabın son uzun şiiri “Sonra Yeniden Yapayalnız” şiirinde: İnsanı insan olduğu noktada yakalayan nesne- insan birlikteliğini insan-hayat-sokak damarı ve şehrin ruhunu hissediyoruz. Şaire bu şiiri sorduğumda: "Sonra Yeniden Yapayalnız’da çağımız hayatını birçok cephesiyle birden anlatmaya ve büyükşehir ortamında yaşadığımız fiziksel, sosyal ve belki daha da acısı entelektüel yalnızlığı deşebildiğim kadar deşmeye çalıştım. Günümüz İstanbul’unun bir nevi destanını yazma arzum hep vardı, “sonra yeniden yapayalnız” ibaresinde bu destanın çekirdeğini fark ettim ve sonra mevzu bahis şiir ortaya çıkmış oldu." diyor. “Yaz Bitti” şiirinde: “bir mısra daha
Şiir
Güneş Eski Ritmini Bulana DekAykut Nasip Kelebek · Ketebe Yayınları · 20245 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
ANNEMİN GÖKYÜZÜ HAKKINDA BİR İNCELEME
Puan vermedi·101 syf.··
2024 96. kitabı
"Bize güç veren inandığımız hikâyelerdir.” Annemin Gökyüzü deneme kitabı; hayatın ucunda yaşayan insanları, anlam arayışı, görülme, anlaşılma, dostluk gibi değerleri, insanın peşine düştüğü hikâyeleri anlatıyor. Yazar Bulduk, “ Kalbiniz, yerinde duruyor mu kalbiniz?” sorusuyla "Bir kalbiniz vardı, onu tanıyınız" mısraına götürdü beni. Kalp bahsinin üzerinde duruyor: ” Kelimelerin kavga ettiği, kanadığı, nefes aldığı o yazıyı, evet, yazamadım." diye samimi bir itirafta bulunuyor. "Ölülerin Dirilere Armağanı" yazıda İsrail'le tek başına savaşan, "garip yaşayıp garip ölen" Bir Müslüman terk etti elemler dünyasını? dikkatimi çeken cümleler oldu. Yazar çağı okuduğunu bize bu cümleleri ve satır aralarında veriyor. Yazar çağın tanığıdır çünkü. Zamanın ruhunu yakalayan yazılar bunlar. Kitapta metafiziği sık görüyoruz. "Annemin şeksiz şüphesiz inandığı Allah" ifadesi Yazar Bulduk' a özel bir ifade. "Annelerimizin, ninelerimizin inandıklarını" derken geçmişten, günümüze inancımız, teslimiyet ve tevekkülümüze bir karşılaştırma yaparak günümüz insanıyla köprü kuruyor. Züleyha'nın romanını yazan Bulduk'un Züleyha eseri İnsanı kendine kilitliyordu. Annemin Gökyüzü’nde de Hz Yusuf' (as) dan bahsediyor. Hz Yusuf eseri geliyor mu acaba diye düşünmeden edemiyoruz. “Hızla gelsin hemen onu da tanıyıp tüketelim”gibi cümleleriyle eleştirel söylemler var. Kitapta savaşlar, mülteci kampları, gibi toplumsal mesajlar var. Annemin Gökyüzü'ndeki denemelerde şiirsel bir üslup kullanırken çağa, insana, eleştiriler hâkim. Zeki Bulduk ile yaptığım röportaj'da kendi ifadesiyle eleştirileriyle ilgili; "karanlığa bir gül sokuşturmuştur. " Kitapta ; kader, keder, acı, insan, empati, millet, Türk, onur, güzellik, dost- düşman, vatan, ev, merhamet, ferahfeza, ölüm, kadın, erkek, aşk, savaşlar, çocuklar,
Deneme
Annemin GökyüzüZeki Bulduk · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 202410 okunma
Puan vermedi·70 syf.··
2024 95. kitabı
YENİ YOLA UZANAN İLK ÇIĞIRLARDAN MÜREKKEP GEÇMEZ ZAMANIN KİTABI “MARLBORO SPARRING MARLBORO” Muhammet Durmuş’un ilk şiir kitabı olan Bekleyişler kitabı 2021’de ‘Ötüken Neşriyat’ tarafından yayımlanmıştı. İkinci şiir kitabı Marlboro Sparring Marlboro ise Ocak’ta Matruşka yayınlarından çıktı. Henüz çiçeği burnunda. Durmuş’un şiirlerini editörlüğünü yaptığı Edebice dergisinden takip ediyorduk. Kitap üç bölüm. Birinci Bölüm: Szerelem, Szerelem. İkinci Bölüm: İzleğin körü. Üçüncü Bölüm: İglo” isimlerinden oluşuyor. Önceyiş dediği kısa bir sunuşla şair, okurunu karşılıyor. Durmuş’un okura belli ki söyleyeceği şeyler var diyorum. Okumaya başladığımda ilk kitaptaki şiir dilinin, biçim(öz) tamamen değiştiğini söylüyor. Kullandığı dilin gönlünü ve zihnini tatmin etmediğini okuyoruz, söylemek istediklerini bambaşka bir formatta söylüyor, yeni bir üslup ile okura Merhaba dediğinin müjdesini veriyor. Durmuş, “ilk bölüm teşhis eserleri, ikinci bölüm tedavi, son bölüm ise yeni bir yola uzanan ilk çığırlardan mürekkep; geçmez zamanın ürünüdür, asla bir bekleyişin değil” diyerek artık ikinci kitap Marlboro Sparring Marlboro’nın bekleyiş şiirleri olmadığının bilgisini paylaşıyor. Birinci bölümün ilk şiiri olan Sa Nuvia D’aljandar şiirinde: “yıllarca kürek çektik bulutlara bak” sunuş bir mısraı karşılıyor bizi. Turgut Uyar’ın Göğe Bakma Durağı şiirinde “Beni bırak göğe bakalım” mısraını anımsattı bana. Durmuş şiirini zenginleştirdiği sunuşlarla okuru esas şiire doğru çekmeyi başarıyor. “İncecik küller içinde sızı/ üflesen/ Yüzüne sıçrayan yanık karla ne yaparsın/ Yaz gelir onu bırak o arsız kırkayak/ Serpilen kışı bir daha koynuna alamazsın” mısralarında yoğun imge ve benzetmelerle iç ahengi kuran şair, şiirine yeni bir pencere açmış. Dil, biçim, ses ve şiirin muhtevası gibi unsurları
Şiir - İnceleme
Marlboro Sparring MarlboroMuhammet Durmuş · Matruşka Yayınları · 20247 okunma
Nurettin Durman "Derin Yara" Şiir Kitabı Üzerine
Puan vermedi·88 syf.··
2023 162. kitabı
Şair Nurettin Durman'ın Derin Yara kitabındaki şiirlerinden hareketle Durman'ın şair kimliği ve şiir çizgisini ele almaya çalıştığımızda, onun şiirlerinde ilk dikkati çeken şeyin, yalın ve açık bir dil ile söylenmiş sözcüklerin arasındaki uyum olduğunu hemen fark edilir. Örneğin, bir başlangıç olarak ortaya koymak gerekirse "Derin Yara" şiir kitabında şair: "Şehri terk ederek dolaşmanın ne sakıncası olabilir Önemli olan çıkabilmektir kalabalıkların arasından Orada bir güz klasiği eşliğinde ikindilerin o korkusuz O mahir o cüretkâr aşka müptela duruşlarında Şehre dair çok şey vardır mutlaka" Yukarıda da söz ettiğim gibi, şiirin ilk dizelerinden itibaren şair; yalın, sözü zorlamadan, boğmadan, rahat okunan bir şiir dili kurmuş, sözü dolandırmadan direkt bir söyleyişle, şiiri inşa etmiştir. Açıktır ki, aynı zamanda dizeleri deforme etmemeye özen göstermiş ve bütünlüğünü koruyarak, belirlediği şiir formatında ilerlemiştir. Kendi içinde şiir sesi hep genç kalmış, yıllarca heyecanını yitirmemiş, şiir aşkı sönmemiş bir şairdir Nurettin Durman. Şiiri de öyledir doğal olarak. Çabuk parlayan ama yıllar için- de sönen bir şiir değildir. "Genç, delikanlı bir şiir" diye ta- nımlanıyor Nurettin Durman' in Şiiri. Türk şiirinin gelenek çizgisini takip etmeyi ihmal etmemiş ve buna kendi çağının şiirini de eklemeyi başarabilmiştir. Bir yanıyla yaralı şiirlerdir. 'Kırılgan şiir' tanımlaması uygun olur belki de. Dokunsan bazı mısralardan acılar okunur, içli şiirlerdir. Çünkü şairin kıymetli annesi 'Gülizar' hanım vefat edince, annesizliği yaşamıştır çocuk yaşta. Annesizliğin yalnızlığı, çaresizliği, o derin istırabı tek başına çocuk kalbiyle göğüslemiştir. Bu kırılgan çocuk, gerek ülkesindeki gerekse dünyadaki acılara da duyarsız kalmamış, şiirine bu duyarlığı taşımıştır. Şiirinde bu
Şiir - İnceleme
Derin YaraNurettin Durman · Profil Yayıncılık · 201418 okunma
Şairin Telaşı Dünyaya Dair
Puan vermedi·79 syf.··
2023 161. kitabı
Mustafa Uçurum şair-yazar ama onu daha çok şiirleri ile tanıyoruz. Tenhalayın Kalbimi ile başlayan ve Konuştukça Memleket ile devam eden şiir serüvenini şimdi de Dünya Telaşı ile sürdürüyor. Kitabı elime aldığımda ismiyle de dikkatimi çekti kitap. Bu önemlidir. Çünkü bizi bir kitapta ilk yakalayan, kitabın adıdır. Kitaptaki birkaç şiire bakmam bile şairin telaşına şahit olmama yetti. Bu telaşı şiirlerinde çok açık görüyoruz. Kitabın ilk şiiri; "Taşrada Bir Şair Kalbi'. Özgün bir şiir ismiyle karşılıyor kitap bizi. Serbest tarzda, uzun mısralarla yazılmış bu şiirin ilk bölümünde şair; mutluluk ve hüznü birleştirmiş diyebiliriz. İşte Mustafa Uçurum'da sevinçler ve hüzünlerin harmanlamış hali; şair telaşı. Ürkekçe bir telaş değil bu tabii, kendinden emin özgün bir telaş. "Kendime bir duvar çiziyorum kendime bir gökyüzü Eskitilmemiş bir aynaya bakıyorum can çe- kişiyor kaşifler" derken kendi yaşadığı dünya ile düşlediği dünya özlemi; "Uzak bir rengi yitirdim rengi kaçtı yüzü- mün" "Yeni bir geliş arıyorum halkın içinden halkla beraber". Şairin dünyada verdiği mücadeleyi, fakat halktan kopmadan halkla iç içe oluşundaki kendinden emin tavrı görüyoruz. Toplumcu yönünü görüyoruz. Ve şöyle devam ediyor dünya telaşı içindeki yürüyüşüne şair; "Allah'a yakın bir yol hayatın hızlı akışından daha duru bir yol." Mısralardan insanın varlık gayesini, inancından aldığı gücü hissediyoruz hücrelerimize kadar. "Diriliş bu efendimiz bölerek çirkinlikleri yüzüne bakmak" dizesi ise ruhun diriliş çağrısına kulak vererek çirkinliklere başkaldırıyor şairi. Mustafa Uçurum kendisi ile yapılan söyle- şide şiirleri için "kendinde başlayan ve dünyaya açılan sesi çoğaltan bir ses" diyor. Şairin deyimiyle ve bize ulaşan seste, şiirleri kendi içinden dünyaya açılan bir çığlıktır diyebiliyoruz. Bu
Şiir - İnceleme
Dünya TelaşıMustafa Uçurum · Çıra Yayınları · 201929 okunma