Hayatın amacı kendine varmaktır. Oysa herşeye yaklaşır, her yere varır, bir tek kendinden uzak kalır insan. Her yeri, her şeyi keşfeder ama kendine kıpırtısız duran okyanuslardan haberi bile olmaz. Rumi.
...yaşam da hüzünlü ve ciddi. Harika bir dünyaya getiriliyoruz. Birbirimizle karşılaşıyor, tanışıyoruz. Kısacık bir süre birlikte yaşıyoruz. Sonra birbirimizi yitirip tıpkı geldiğimiz gibi aniden ve açıklanamaz bir şekilde ortadan yok oluyoruz.
'Evet, sevgili insan, sen kimsin ki Tanrı'yla çekişmeye kalkışıyorsun. Hiç eser kendisini yapan ustayla beni niçin yapıyorsun diye konuşur mu? Aynı topraktan bir çanağı güzel, bir diğerini değersiz yapmak çömlekçinin elinde değil midir?'
Kötü kendi başına bir varoluşa sahip değildir, olmayan bir şeydir o. Çünkü Tanrı'nın yarattığı her şey iyidir. Kötü, insanların itaatsizliğinden ileri gelir Augustinus'a göre. Ya da kendi sözleriyle anlatalım istersen: 'İyi irade Tanrı'nın eseri'dir, 'kötü irade' ise 'Tanrı'nın eserinden bir uzaklaşma, gerileme'dir.
Alman şair Johann Wolfgang Goethe şöyle yazmıştı :
Üç bin yılın hesabını göremeyen
Karanlıkta yolunu bulamaz,
Günü gününe yaşar ancak.
...Tarihteki köklerini tanıman için elimden geleni yapacağım. Ancak o zaman gerçek bir insan olursun. Ancak bu şekilde çıplak bir maymundan ibaret kalmazsın. Ancak böyle kurtulursun boşlukta savrulmaktan.