Hayatın amacı kendine varmaktır. Oysa herşeye yaklaşır, her yere varır, bir tek kendinden uzak kalır insan. Her yeri, her şeyi keşfeder ama kendine kıpırtısız duran okyanuslardan haberi bile olmaz. Rumi.
"Neyin doğru olduğunu bilen, doğru olan şeyi yapacaktır." diyordu Sokrates. Doğru bilginin doğru davranışa yol açacağına inanıyordu. Ve ancak doğru davranan kişi doğru bir insan olabilirdi. Yanlış davranıyorsak, bu daha iyisini bilmediğimizdendir.
Soru soran insanlar en tehlikeli olanlardır hep. Cevap vermek o kadar tehlikeli sayılmaz. Bazen bir tek soruda bin cevaptan daha fazla patlayıcı madde bulunur.
Ebe sadece doğum sırasında orada bulunur ve doğuma yardımcı olur. Sokrates de insanların doğru kavrayışı "doğurmasına" yardımcı olmayı görev bilmişti . Çünkü gerçek bilgi, kişinin kendi içinden gelmek zorundadır. Başkalarına aktarılabilecek bir şey değildir. Sadece insanın kendi içinden gelen bilgi gerçek "kavrayış"tır...
...bütün insanlar sadece akıllarını kullanarak felsefi doğruları kavrayabilir. "Aklını başına alan" kişi, kendi içinden bir şeyi çekip almış demektir.
"insan her şeyin ölçüsüdür."demişti Sofist Protagoras... Bununla kastettiği; hak ve haksızl ığın, iyi ve kötünün hep insan ihtiyaçlarına göre değerlendirilmesi gerektiğiydi. Yunan tanrılarına inanıp inanmadığı sorulduğunda da şu cevabı vermişti : "Tanrılar hakkında bir şey bilmeme imkan yok. Çünkü pek çok şey böyle bir bilgiyi engelliyor. Konu çok zor ve insan ömrü çok kısa."