Yapısı gereği, sevgi "nesne"yle insanın kendisi arasında bölünemez. Gerçek sevgi yaratıcılığın, ilgi, saygı, sorumluluk ve bilginin ortaya dökülmesidir. Başka birisi tarafından etkilenmek anlamında bir "etkilenme" değildir; köklerini insanın sevebilme yetisinden alan, sevebilen insanın gelişmesi ve mutluluğu için girilen etkin bir çabadır.
Başkalarını sevmekle kendimizi sevmek birbirinin yerini alacak sevgiler değildir. Tersine başkalarını sevebilen herkeste kendine karşı da sevgi vardır.
Bal; yaşamın tatlılığını, yaşama sevincini, yaşamanın verdiği mutluluğu gösterir. Annelerin çoğu süt verirler ama pek azı bal katabilir buna. Bal katabilmek için o insanın yalnızca "iyi bir anne" olmakla kalmaması, mutlu bir insan da olması gerekir.