Bir kaç yıl önce başkasından alıp okuduğum bu kitabın, kitaplığımda mutlaka yer edinmesini düşünerek satın alıp tekrardan okudum. Ve sanırım 3-4 saatte bitirdim. İyi bir Livaneli okuyucusu onun dilinin akıcılığını zaten çok iyi bilir. Bunu detaylıca anlatmama gerek bile yok diye düşünüyorum.
Kitaba gelirsek…
Hüseyin’in “Beni alıp tekrar karnına soksan bile koruyamazsın artık anne” sözüyle başlayan bu romanda; Meleknaz’ın haklı gururunun, acısının, yalnızlığının altında eziliyorsunuz. Ve İbrahim’in huzursuzluğu dört bir yanınızı sarıyor. Kitap sizi bambaşka alemlere götürüyor ve içinizdeki insanı sorgulatıyor.
Livaneli’nin bu eseri hakkında dediği gibi; “Meleknaz belki bir kurguydu ama gerçekten daha gerçekti..” Maalesef doğdumuz coğrafyanın kaderimizi etkilediği, bizleri belli bir kalıba sokmaya çalıştığı gerçeği yadsınamaz!
Kitapta, üzerine düşünülmesi gereken en önemli sözlerden biri de “Ben bir insandım” cümlesi. Bu cümlenin ağırlığıyla kitaba veda ettim.
Evet, ben bir insandım…