Zeynep

"Sen gittin ya, kimse hoşça kalamadı..."
İnsan ve Duygular
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Zeynep

, bir kitap okudu
8/10
·224 syf.·
Beğendi
·
27 saatte okudu
·
2022 2. kitabı
Nazan Arısoy
7.4/10 · 828 okunma
10/10
·350 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2022 00:00
Bana Bir Son Lazım duygu ve gerçeklik dolu bir kitap, sanki gözümün önünde yaşandı her şey... Bu kadar içten ve olayların inandırıcılığı yüksek bir kitap olacağını hiç sanmıyordum. Feci halde etkilendim.
Edebiyat
Bana Bir Son LazımKaan Duru · Tilki Kitap · 2020133 okunma
Sabah Gökmen’in ağlamasıyla uyandım, odamın tam karşısındaki banyonun önünde kıyafetlerini çıkartmaya çalışıyordu ablam. Bir taraftan da sallayıp silkeliyordu kolundan.Uyku sersemi yarım açık olan kapıdan görüyor olsam da tam olarak anlayamamıştım olup biteni. Gökmen, “Anne anne” diyerek ablama sarılmaya çalışıyordu, onun vurduğu yerlerinin acısını yine ona sarılarak unutmak için. Sarılmaya çalıştıkça Nazan daha da sinirleniyor, kollarını boynundan iterken suratına bir tokat atıyordu. “Piç kurusu seni” dedi, “akşam içtin kolaları, içtin meyve sularını, şimdi yatağa işedin. Kölen miyim ben senin? Söyle kölen mi? Ha!” Gökmen yine ablamın boynuna sarılmak için hamle yaptı. Nazan ellerini bir kez daha boynundan çekerken fırlayıverdim yataktan, “Bırak, çocuğu vurma artık.” “Karışma sen” dedi Nazan, “altına işedi bu, göl etti yatağı.” Dayanamamıştım daha fazla, ağlayarak Gökmen’i kucağıma alıp kendi yatağımın üzerine bıraktım. Gökmen elleriyle yüzünü kapatmış, arkası dönük ağlıyordu, ağladığını işittikçe daha da sesli ağlamaya başladım. “Ben sana kızmadım ki” dedi ablam yanıma gelip, “sen neden ağlıyorsun?” O ara annemin sesini işittim. Gökmen’in işediği koltuğu temizlemiş olmanın verdiği sinirle beni ağlarken gördüğüzamanlarda söylediği o sözü söyledi yine. “Ne ağlıyorsun, kocan mı öldü? Hışımla kaldırdım başımı yataktan, “Sen bu dünyada ki en büyük acının koca ölmesi olduğunu mu zannediyorsun?” dedim. “Tahammül edemiyorum artık senin bu saçma laflarına, anlıyor musun? Kafayı yiyecek gibi oluyorum burada. Çekipgideceğim ben” dedim. “Cezaevi buradan daha iyi. Keşke hiç gelmeseydim. Zaten bir daha da gelmeyeceğim buraya, hatta iyi ki girmişim cezaevine, kurtulmuşum
Edebiyat
Hikayeni anlatmak ister misin?" dedi Milletvekili. " Hikayem..." Ne anlatabilirdim ki, anlatacak ya da dinlemeye değecek ne yaşamıştım? Ayrıca bilmek istediği neydi? Her şeyi en başından mı? Eğer öyleyse, benim yirmi iki yıllık yaşantımı, şimdi burada taş patlasın bir buçuk iki saate sığdırmaya çalışmak, acısıyla tatlısıyla onca yaşadığım anıya hakaret sayılmaz mıydı? Yoksa kısaca neden, nasıl burada bulunduğunu mu merak ediyordu... Bence bu hiç deşilecek bir yara değildi.
Edebiyat