Sizlere Asteroid B 612 ile ilgili bu ayrıntıları anlatıp onun numarasını veriyorsam, yetişkinler yüzündendir bu. Yetişkinler sayıları severler. Onlara yeni bir arkadaşınızdan söz ettiğinizde, asıl önemli olan konuları hiç sormazlar.
Şu soruları asla duymazsınız: "Sesi nasıl? Hangi oyunları tercih ediyor? Kelebekleri biriktiriyor mu?" Bunların yerine, "Kaç yaşında?" diye sorarlar, "Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası kaç para kazanıyor?" Sırf bu sorularla onu tanıdıklarını sanırlar. Yetişkinlere "Pencerelerinde sardunyaların, çatısında güvercinlerin olduğu, kırmızı Kiremitli, güzel bir ev gördüm." deseniz, bu evi gözlerinde canlandırmayı beceremezler. Onlara "Yüz bin liralık bir ev gördüm." demek gerek. İşte o zaman "Ne kadar güzelmiş!" diye haykırırlar.
Türk gökbilimci buluşunu Uluslararası Gökbilim Kongresi'nde sergilemiş. Ne var ki giyim kuşamı yüzünden kimse ona inanmamış. Yetişkinler böyledir işte.
Neyse ki bir Türk önder halkının Avrupalılar gibi giyinmesini yasayla zorunlu kılmış ve buna uymayanları ölüm cezası bekliyormuş da Asteroid B 612'nin tüm dünyaya tanıtılması mümkün olabilmiş. Gökbilimci, çok şık bir giysiyle, 1920 yılında sunumunu yeniden yapmış. Bu kez herkes onun görüşünü desteklemiş.