''Bak bugün Türkçemiz Türklerin elinde ziyan oldu. Bütün makamlarıyla musiki, tüm derinliğiyle şiir, emek verilmiş idrakiyle romanlar, hasılı ilham burada can çekişiyor. Ahali lisanının gerisine düştü diyorum sana. Sanki hayatın manası akmayan bir nehrin üstünde kırık tahta parçaları gibi yüzüyor. Kitaplar boşa düştü. Kafiyelerin perçinleri gevşiyor. İlk önce merdivenler yıkıldıysa biz nasıl yukarı çıkacağız. Ne resim çizilir ne kader değişir artık.''
''Beni seviyor mu? Benden daha çok sevdiği bir başkası var mı? Benim sevdiğimden daha çok seviyor mu beni? Aşkı ölçmek, sınamak, denemek ve kurtarmak için aşka yönelttiğimiz bütün bu sorular belki de her şeyin yanı sıra aşkı kısaltmaya da yarıyor. Belki de sevemememizin nedeni çok sevmek istememiz, yani karşımızdaki kişiden hiçbir istekte bulunmaksızın, ondan onunla birlikte olmaktan başka bir şey istemeksizin kendimizi ona verecek yerde ondan bir şey (aşk) talep etmemizdir.''