Kim bilir belki de insanların yeryüzüne ulaşmaya çalıştığı tek gaye, bu gaye'ye ulaşma yolundaki daimi çaba, başka biri deyişle hayatın ta kendisidir. Yani iki kere iki dört cinsinden bir formül olan gaye değildir; zaten iki kere iki dört hayat değildir baylar, ölümün başlangıcıdır. Hiç değilse insan bu iki kere ikiden daima ürkmüştür; ben hâlâ ürküyorum. İnsan bütün ömrünü iki kere iki peşinde geçirir bu uğurda denizler aşar, hayatını harcar, fakat yemin ederim arayıp gerçekten elde etmekten korkar. Çünkü onu bulur bulmaz artık erişecek şeyi kalmayacağını bilmektedir.
Saygıdeğer karıncalar gözlerini yuvada açar, besbelli orada kaparlar. Bu müspet ve sebatkâr davranışlarıyla da büyük bir onuru hak ederler. Fakat insan hercai, Bir dalda durmaz bir yaratıktır ve belki de satranç oyuncuları gibi gayeyi değil, gayeye giden yolu sever.
İnsan, gerçekten bir piyano tuşu olduğunu görse, hatta tabiat bilimleri ve matematik yoluyla, öyle olduğu ispat edilse bile gene akıllanmaz; gene mahsus sırf nankörlükten, inadından yeni haltlar karıştırır. Bunu yapmaya gücü yetmezse, bu defa ortalığı kasıp kavuran fırtınalar, türlü türlü facialar icat eder ve isteğini o yolda elde eder!