Bir sarı kağıdın peşinde koşan insanlar...
1930 lu zor yıllar, bir yanda sanayileşen tarım, bir yanda bütün geçimini topraktan sağlayan insanlar.
Bir yanda açlık, sefalet bir yanda onlarca dönüm sahibi birkaç varlıklı insan.
Zorla ve çaresizce doğdukları yaşadıkları yerlerden göç etmeye zorlanan insanlar, güzel bir iş , yaşanılır bir dünya için varını yoğunu satıp bir sarı kağıdın peşine düşen insanların acıklı hikayesi.
Kitap her ne kadar Amerika da geçiyorsa da sanki Anadolu' nun bir köyünden iş bulma umuduyla bir başka şehrine göçen ( göçmek zorunda kalan ) insanları anlatıyor.
Üzerinden neredeyse 100 koca yıl geçmemiş gibi sorunlar aynı, sıkıntılar aynı çözümler tek , o da aile olabilmek bir arada sıkıntılara göğüs gerebilmek.
Yazar o kadar yalın ve sade bir dil kullanmış ki olaylara bakışı, hikaye örgüsü çok güzel. Yazarın adını bilmesem bizim usta yazarlarımızdan biri yazmıştır derim.