Zehra Zuhal Öztürk

Puan vermedi·168 syf.··
2020 2. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2020 17:11
Yine bir Aytmatov eseri... Aslında Aytmatov eserlerinin kapaklarında size ipuçları verir. Ben yine bu romanında ilk olarak kapağını inceledim. Başta bu simgelere pek bir anlam yüklemiyorum. Fakat kitabı okudukça o kapaktaki her bir simgenin anlamını yüzümde tebessümle kafama oturtuyorum. Bunu yapmak benim için çok keyif verici. Ben bu romanda baş kahraman olan " çocuk " ve kitabın başlığı olan " beyaz gemi " üzerinden yorum yapacağım. Bu roman bize , hepimizin içinde süsledigimiz, şekillendirdigimiz hayallerimizi baş kahraman üzerinden, o saf ve temiz hayalleri de " beyaz gemi " üzerinden aktarır. Bu baş kahraman öyle iyi , öyle saf ve merhametlidirki etrafındaki bütün olumsuz unsurları size unutturur. Bu küçük ama yüreği büyük çocuk bir balık olarak beyaz gemisine ulaşmak ister. Sadece beyaz gemisini seyrederken değil, yaşadığı hayatın karmaşasından, gürültüsünden uzaklaşmak isteği zaman da balık olup hedefine yüzmek ister. Hayatın olumsuz taraflarının yanında bazı şeylerin temiz kaldığını bu çocuk, yüreğiyle ispatlar bize. Baş kahramanın ismi yoktur bu sebeple hepmiz o 'çocuk' olabiliriz, yani  'Beyaz gemi' hepimizin ulaşmak isteği, uyumadan önce hayalini kurduğu hedeftir. O yüzden okurken kendi hayaliniz de gözünüzün önünde canlacaktır. Ayrıca romanın sonunda çocuğun kişiliğindeki iyilik yine kötülüğe karşı gelerek yani kötülüğe de iyilikle karşılık vererek sonlanmıştır. Çünkü ona da ancak bu yakışırdı. Bu roman da Aytmatov bazı eleştirilerini ve anlatmak istediklerini semboller ve masallar üzerinden bize aktarmış. Romanı okuduktan sonra, bu eser üzerine yazılan makaleleri inceleyince kullanılan sembol ve masalların anlamının ne kadar incelikli olduğunu göreceksiniz.:))
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·72 syf.··
2020 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2020 17:08
Spoiler içerir! Yaşamı boyunca yanlış bir felsefe içerisinde yaşayan bir doktor ve kapıldığı endişeler yüzünden deli ibaresi yiyen genç bir adam. Bu öyküyü okuduğunuz zaman bu genç adamın, doktorun yanlış düşüncelerine karşı nokta atışı yaptığı tespitler içinde müthiş bir zevk duyumsayacaksınız. Bu genç adam İvan Dmitriç'tir. Andrey Yefimiç'in tesadüfen hastaların bulunduğu ek binadan duyduğu sesler üzerine tanışmışlardır. Andrey Yefimiç kasabada yirmi yıllık doktordur, fakat mesleğini icra etmede başarılı biri değildir. Kasabada adam akıllı sohbet edecek birini arar. İvan Dmitriç ile tanıştıktan sonra ondan etkilenir ve sohbetleri sürekli hale gelir. İvan Dmitriç, bulundukları ortamın kötülüğünden, yaşadıkları adaletsiz koşullardan şikayet eder.Andrey Yefimiç ise bu şikayetleri dikkate almaz. Kendisine acıyı geçiştirip, görmezden gelmesini söyler, ki kendiside hayata karşı tepkisizdir bu sebeple şahit olduğu bu kötü ortamı iyileştirmek için kılını bile kıpırdatmaz. İvan Dmitriç , Andrey Yefimiç'in güttüğü bu felsefenin yanlış olduğunu, onun hayatı boyunca rahatlık içinde yaşadığını, acının ne demek olduğunu bilmediği için böyle bir yanılgıya düştüğünü söyler. "Acıyı küçümsemek ve ileriye bakmak, nasıl olsa herkes ölecek algısı ile tepkisiz yaşamak " bu düşünce ile hayatını sürdüren doktor, İvan Dmitriç ile tanıştıktan sonra değişmeye başlar. Bazı gerçeklerin farkına varır.Bölümün sonlarına doğru İvan Dimitriç ile yakınlıklarından dolayı Andrey Yefimiç deli damgası yer ve doktor aslında bir “deli” üzerinden kendisini bulmuştur.   Anton Çehov bu öyküde Andrey Yefimiç üzerinden Rus aydınından beklenen davranışın gösterilmemesini eleştirmiştir. Tıpkı Saatleri Ayarlama Enstitüsü'de Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Doktor Ramiz karakteri üzerinden Türk aydınını eleştirmesi
Edebiyat
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,3bin okunma