Mehmet İNANIR

Mehmet İNANIR

, bir kitap okudu
9/10
·256 syf.·
Beğendi
·
39 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 13:57
·
2026 8. kitabı
Stefan Zweig
9.1/10 · 883 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Düşmanlığını gizlemeyecek kadar gururlu, namuslu ve dürüsttür.
Sayfa 236·Kitabı okudu
St. Hélène'de, "Hakikati sadece hainlerden öğrendim," der Fouché'yi kastederek. Çileden çıktığı anlarda bile bu Mephisto kılıklı adamın alışılmamış yeteneklerine saygı duyar; zira onun gibi sabırsız birinin vasatlığa hiç tahammülü yoktur ve aldatıldığını bilse de Napoléon, Fouché'yi her zaman anlamıştır. Dolayısıyla susamış birinin zehirli olduğunu bile bile suya sarıldığı gibi o da, sadık ama yetersiz biri yerine bu akıllı ve sadakatsiz kişiyi alır hizmetine. On yıllık amansız bir düşmanlık çoğu kez vasat bir dostluktan daha gizemli bir biçimde bağlar insanları.
Sayfa 219·Kitabı okudu
Alıntı
Fouché, bakanlığı gönülsüzce kabul eder. Ama yine de kabul eder. Bu muhteşem, bu tutkulu akıl oyuncusunun acıklı bir kusuru vardır; dışarıda kalamaz; bir saatliğine olsun dünya kumarına seyirci kalamaz. Kartları sürekli elinde tutmak ister, koz vermek, karıştırmak, kandırmak, yanıltmak, rest çekmek, kozunu paylaşmak ister. Mutlaka hep masada oturmalıdır - hangi masa olduğu önemli değildir, krallığın mı, imparatorluğun mu, cumhuriyetin mi; sadece orada olmak zorundadır; sadece "avoir la main dans la pâte”, eli hamurun içinde kalmalıdır, hangi hamur olduğu önemli değildir, sadece bakan olmalıdır, sağın mı, solun mu, imparatorun mu, kralın mı, fark etmez, sadece iktidarın kemiğini kemirmelidir. Hiçbir zaman ahlaki ve etik bir güce sahip olamayacaktır, hiçbir zaman önüne atılan herhangi entipüften bir iktidarı geri çevirecek sağlam sinirlere ve gurura sahip olmayacaktır. Daima verilen her görevi kabullenecektir, ne konunun ne de kişinin önemi vardır - oyun her şeydir.
Sayfa 219·Kitabı okudu
Toplar karşısında kararlı olan Napoléon, insanları sözle ikna etme durumunda kalınca daima şaşkınlaşır, yıllardır komuta etmeye alışmış biri olarak karşısındakileri kazanmayı unutmuştur. Eline bir bayrak almayı bilir, bölüğünün önünde at sürmeyi bilir, orduları dağıtabilir. Lakin bu çelik gibi adam, bir kürsüden hitap ederek üç beş cumhuriyet avukatını sindirmekte yetersiz kalır. Bu sahne sık sık tasvir edilir; milletvekillerinin ortalığı inleten muhalif haykırışlarıyla bu yenilmez komutanın asabının bozulduğu, "Savaş tanrısı benimledir" misali basit ve içi boş laflar kekelediği, arkadaşlarının onu acilen kürsüden indirmek zorunda kaldıkları anlatılır. Arcole ve Rivoli kahramanını, birkaç gürültücü avukatın karşısında küçük düşürecek bir yenilgiye uğramaktan ancak askerlerinin süngüleri kurtarabilir. Komutan ve diktatör olarak yeniden atına binip askerlerine salonu hızla boşaltmaları emrini verdiği anda kılıcının kabzasından yeniden kuvvet gelir sarsılmış özgüvenine.
Sayfa 130·Kitabı okudu
1000Kitap