Ayrıca bu devirde herkes en azından iki tane idi. Daha kalabalık olanları da görmüştüm. Âlemde bir laf vardı, kulağıma küpeydi; "Deliyi düzeceğine, akıllıya var. "
Aynadaki kadın benim zıttım, demişti. Ben ne kadar ev haliysem o, o kadar sokak. Ben sokulgan isem, o başını alıp giden. Ben gündüzüm, o gece... Çapkın, güçlü, özgür.
Ey güzel Allah'ım, dedim, sen beni koru. Kimsenin beni koruyacak hali yoktu. Kafayı yemek için, üzerinde dönüp durmak ve dönüp durulan yeri oymak için bir tutunma noktası bile yoktu.