Akılca ve ruhça kim sağlam ve güçlüyse, insanlara onun buyuracağını biliyorum artık! Kim daha yürekliyse, haklı olan da odur. Her şeyin içine tükürmekte, aldırmazlıkta en ileri gidenler, yasa koyucu olurlar. Herkesten daha gözü pek olan, herkesten daha haklıdır! Bugüne kadar böyle gelmiş, bu bundan sonra da böyle
gidecektir! Bu gerçeği ayırt edemeyenler kördür!
Hatırla ne kadar da tutkuyla istemiştin geçmişte şimdi sende hem tiksinti hem de rahatsızlık uyandıran bir çok şeyi.
Bir zamanlar uğruna büyük bir tutku beslediğimiz var gücümüzle peşinden koştuğumuz nice şey, bugün içimizde huzursuzluk ya da pişmanlık uyandıra bilir.
Zaman geçtikçe neye değer verdiğimiz neyi arzuladığımız sürekli biçim değiştirir. Dün doğru gelen bir düşünce bugün anlamsız bir yük gibi hissedilebilir dün büyük bir istekle peşinden peşinden konulan bir hayal bugün geçmişin bir yanılgısı olarak görülebilir. Bu insanın kendi benliğini tanıma yolculuğunda kaçınılmaz bir süreçtir.
Geçmişteki tutkularımızın bugünkü benliğimize yabancı gelmesi aslında değiştiğimizin en açık kanıtıdır. Ancak bu farkındalık kendimizi suçlamak için bir neden değil kim olduğumuzu daha derinden anlamak için bir fırsattır. Önemli olan geçmişin gölgesinde kalmak yerine bu değişimin getirdiği dersleri kabul etmek ve bugünkü beni tüm gerçekliğiyle kucaklamaktır.