Ne kadar acımasız, insafsız davrandı… Bir satır bile
yazmadı, tek bir satır! Yanıt verseydi de beni sevmediğini,
istemediğini söyleseydi. Bütün suçu onu sevmek olan zavallı,
savunmasız bir kızı aşağılamak, onu kırmak kolaydır. Ah, şu
üç gün içinde neler çektim, Yarabbim!.. Birinci kez nasıl
ayağına gittiğimi, nasıl karşısında küçülerek ağlayıp bir damla
aşk dilendiğimi düşündükçe fena oluyorum. O da, bütün
bunlardan sonra…
Niçin insanların en iyisi bile sürekli olarak başkalarından
bir şey saklıyormuş gibi durur ve susar? Sözlerimizi tartarak
konuştuktan sonra niçin karşımızdakine içimizi dökmemeli?..
Herkes olduğundan sert görünmek istiyor. Duygularını
kolayca açıklarsa küçülecekmiş gibi bir kuşku var.