Kalplerimizi hep sevgiyle dolduran ev için
Şimdi gülümseyen bedenlerimizdeki canı feda etme zamanı.
Boynumuza dolanan kordonlar
Sıcak tutan kazaklar doğurmalı ellerde.
Tütsüler koktuğunda odalarda
Dumanların peşinden gitmeli ilahiler.
Susamış saksıların diplerine altınlar saklanırsa,
Böylesine saflıklar çalınmamalı diye düşünülmeli siyah çöp torbalarında.
Kimselerin huzur dedikleri
Kovukların içlerindeki kadifelerde akıllarını kaybetmeli, öylesine..
Bitlis'in kardan adamları gençlere
Öğlen paydosunda birikmişliklerini anlatmalı.
Tutturulmuş mandalların mekanizmaları
Küçücük çocukların ellerinde parçalanınca
Balkon ipleri gibi gerim gerim gerilmeli anneler.
Kandırılmış, kırılmış, kızıştırılmış sananlar..
Onlar bilirler ki bıraksalar hiçbir şeyin yaşanmışlığı yoktan var olmayacak.
Aynı sözleri, daha önce yaşadığını zannettiği anı tekrar yaşarmışçasına anlatanlar
Uzun süreler bu yapaylığın içinde kısılıp kalacak.
Bu kısılmışlık onlara yeni bir ufuk gibi tanıtacak kendini.
Ufukta ilk defa gemiler batacak.
Denizciler dışında herkes, suyun uzay boşluğundan aktığını sanacak.
Şairler var gibi, olur gibi sananlar,
Şiirleri bir tek odalı ilhamlara sığdırır olucak.
Bu yüzdendir, ressamların boyalarına gördüğümüzden de anlamsızlaşacağız.
İşaretlenmiş kitapların sayfalarını rafların arka tarafına bakacak şekilde dizeceğiz.
Yok olacağız, yok edeceğiz.
Ve biz bir daha asla var olmayacağız.