ℝαɠαɱυϝϝιɳ

ℝαɠαɱυϝϝιɳ
@Zoilist
"Ve yüzüm, ömrümün atlası..."
Gσ̈ƙʮʋ̈zʋ̈ ƞiʮetiƞe σ̈ɾʋ̈ɱceƙ ɑƍ̆ı!
8/10
·131 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2022 12:13
Aslı Fransızca'dan çevrilen (Le Dernier Jour d'un Condamné) bu opus magnumun orijinali, V. Hugo tarafından bir takma ad ile 1829 yılında yayımlamıştır.İçerik bakımından son derece yalın ve açık olan 132 sayfalık kısa roman, idam cezasının insanlık dışı yönlerini - ki bu yönler çoğu zaman münferit boyutunu terkedip bedellerini kitlelere ödetmiş yönlerdir - etik anlayışımıza münasip olmadığı tavrını takınarak hem trajik hem de beyhude olduğunu göstermeyi amaç edinmiştir. Hugo, bu romanında yüzyıllardır süregelen envai çeşit suçların gerekçesi olarak uygulanan “ölüm cezası” olgusunun tarihsel bağlamından koparmadan insan bedeni,ruhu ve idama mahkûm edilenlerin yakınları üzerindeki yarattığı etkileri irdelemiştir.Ölüm korkusu ve merhamet duygularını okuruna sarsıcı bir empati ile hissettirmesinin yanı sıra temasında buhran dolu yaşamlara, yalnızlığa, hayatta kalma dürtüsüne serpiştirilmiş olarak yer vermiştir. 19. yüzyıl Fransa'sının realist bir düzlemde siyasi ve sosyolojik yapısına eleştiri niteliğinde eser olduğundan tarihi, toplumsal ve psikolojik bir kaynak olarak da görmemiz pek âlâ mümkündür.Proaktiflik rolüne bürünmüş kitabı en önemli kılan özelliklerinden biri, 1. tekil kişi (ben) ağzıyla kaleme alınan romanlara öncülük ve yol açıcılık görevi üstlenmiş olmasıdır ( Robinson Crusoe'nun -1719- bu öncülüğü başlattığı yönündeki tartışmalardan da bahsetmeden geçmek olmazdı. ).Bilişsel istintak(sorgulama) ile harmanlanmış bir iç monolog örneğidir.Çevirisinde her ne kadar sıkça arkaizm kokuları burnumuza gelse bile "Bizi zorlamayan şey, geliştirmez." perspektifinden yola çıkarsanız durum pek de elzem olmayacaktır. Haylice uzun olan önsöz kısmında, gerçek yaşamın içinden isimler verilerek emsallendirilen giyotin (bir nevi idam aracı), başarısız idam denemelerinin
İnceleme
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"ℍҽpi๓iຊ kนklคฯıຊ!"
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2022 15:47
M. de Unamuno'nun kurgu-roman kategorisinde değerlendirilen 1921 orijinal basımlı bu kitap, 144 sayfadan oluşmaktadır.İspanyolca'dan çevrilen bu eserde(La Tia Tula) kadın merkeziyetçiliği ön plana çıkaran Unamuno, temasında ölüm,aile ilişkileri ve öğütlemelerden ziyadesiyle istifade etmiştir. Ekseriyette diyaloglardan oluşan bu eser için kullanılan dil ve uslüp son derece yalın ve dramatik olduğundan mütevellit elinize aldıktan sonra hızla sayfaları çevirdiğinizin farkında dahi olmayacaksınız. Karakterlerin tasvirleri üzerinde yoğunlaşmaması ve temasında yer verdiği ölümün trajik bir öğe olarak değil de gayet doğal ve olağan olarak sunması bizlere, Tula teyzenin anaçlığı, fedakarlığı ve adanmışlığıyla desteklediği önemli olanın kan bağı değil de ruh bağı olduğunu kanıtlamaya çalıştığını gösteriyor. Hayatı kaotik olmaktan çıkarıp tamamen determinist bir düzleme oturtan teyze, insanların elinden tercihlerini, dolayısıyla sorumluluklarını alıyor ve etrafındaki yaşamları tamamen kendi doğrularına göre oluşturuyor. İşin dini boyutu bir yana, beton sertliğindeki kişilik herkesi duvara çarptırıp ağzı yüzü dağıtıyor. Kendini soyutlama yeteneğinden zerre nasibini almayan, tek bir açıdan gören tek bir göz. Alternatiflere kapalı, doğruya tek bir yoldan -ki yoldan çok tartışılabilir olan doğru- ulaşan kadın, Tula. Ramiro iyi çocuk, kardeşlerden hangisiyle ilgileniyor acaba? Rosa veya Gertrudis -Tula- ama bir adım geriye çekilecek olan Tula tabii, deney tahtasını kurup ikisini bir araya getirmek onun görevi.Ramiro Abi'nin kimden etkilendiği çok açık. "'Peki ne diyeyim ona?' 'Evet de!' 'Ya kolayca elde ettiğini sanırsa...' 'Öyleyse hayır de!'" (s. 7) Adam yakışıklı, kız güzel, öyleyse geriye ne kalıyor Tula için, evlenip bolca çocuk yapmak! Çünkü doğrusu bu. Çünkü iki kardeş rahip
İnceleme
Tula TeyzeMiguel de Unamuno · Cumhuriyet Kitapları · 1999143 okunma
Ɗҽժíო ყɑ, ҽყӀüӀ'ժü!
6/10
·144 syf.··
2022 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2022 14:33
Öleceğimiz ve ölümümüzün her an gelebileceği gerçeği, yaşamımızın tamamına hakimdir. Ölümü düşünmenin ve onunla başa çıkmanın birçok yoluna değinen Todd May ek olarak bu yollar arasında sıklıkla rastlayacağımız ölümün pençesinden kurtulma girişimlerinden söz edecek. Orijinal basımı 2008 olan bu kitapta Todd May(siyasal filozof), ölümün iktidarıyla(gücüyle) yüzleşmeye çalışıyor. Ölümlerimizin sonumuz olma ihtimalini -kısmi de olsa semavi dinlere binaen bir başlangıç- göz önünde bulundurur ve bunun yaşamımız için ne anlama gelebileceğini sorar ve yanıtlamaya çalışır. Ölümlülüğümüzden hangi dersleri çıkarabiliriz? Ne zaman öleceğimizi bilen mahlûkatlar olsaydık hayatımızı nasıl idame ettirirdik? Ve bunun yaşamlarımızda ne gibi değişikliklerin vuku bulmasına sebebiyet verirdi? May, bu soruları yanıtlarken ölüme ilişkin iki farklı bakış açısını bir araya getiriyor. İlki, ölümün bir kötülük olmadığını ya da en azından ölümsüzlüğün ölmekten çok daha kötü olacağını savunur. İkincisi, ölümün gerçekten bir kötülük olduğunu ve bundan gerçekten kaçmanın mümkün olmadığını savunur. May, ölümle yaşayacaksak bu iki bakış açısını bir arada tutmamız gerektiğini ileri sürüyor. Bunların bir araya gelmesi, yaşamımızda ayrılmaz bir şekilde iç içe geçmiş hem bir güzellik hem de bir trajedi getirmesine olanak sağlar. Hem antik hem de modern birçok filozof ve yazarın düşüncelerinden ve kendi deneyimlerinden yola çıkan May, bu konuda nasıl düşünebileceğimize dair belirli bir görüş ortaya koyuyor ve daha da önemlisi, ölümümüzün kaçınılmazlığını göz önünde bulundurarak hayatımızı yaşamamızın... Sonunda,diye ileri sürer, kavranması gereken her bir anı aynı anda sanki bir anmış gibi yaşayabilmemizdir. Popüler felsefenin ne olabileceğine dair güzel bir örnek,100 sayfadan biraz fazla olan geniş
ÖlümTodd May · Say Yayınları · 201994 okunma
Gỉƚɱҽƙ ɱỉ ȥσɾ ყσƙʂα ƙαʅɱαƙ ɱı?
9/10
·119 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2022 00:54
Fyodor M. Dostoyevski'nin 25 yaşlarında(1846) edebiyat dünyasına adımını attığı ilk kitap olmakla birlikte isminin(İnsancıklar) karakterleriyle müsemma bir eser olduğu kanısındayım.Mektup-roman kategorisinde yer alan kitabın ana teması diğer birçok Dostoyevski eserlerinde olduğu gibi acıma ve dramatik duygular üzerine inşaa edilmiştir. Kitap, Varenka(Varvara Alekseyevna) ve Makar Devuşkin adlı uzaktan akraba olan ana karakterlerin ekseri olarak mektuplaşmalarından oluşuyor.Kullanılan dil ve üslup son derece yalın, samimi ve gündelik hayattan olduğundan mütevellit okuduğunuz esnada "Ben de aynı şeylerin farklı versiyonlarını yaşadım.", "Aslında bu kategoride bir eser ortaya koyabilirim." tarzında fikirlerin zühur etmesine sebebiyet verebilir. Eserde yaşadığı toplumun sorunlarına, acılarına ve yaşadığı zorluklara değinmiş olan Dostoyevski bize bunu muazzam kurgu ve tasvir yeteneğinin duygularla harmanlanmış biçimiyle sunuyor.Takribi 4-5 saat içerisinde bitirebileceğiniz ve bittiği an Makar Devuşkin gibi kalakalmakla yetineceğiniz bu eserde yazarın sizi kitaba ne denli başarılı bir şekilde çektiğine inanamayacaksınız.Ek olarak kitabın sizi dönemin Rusya'sı hakkında kafanızda belli bir şema oluşturacağı konusunda temin ederim. Özete geçecek olursak; Makar Devuşkin(58?) devlet adına kâtip olarak çalışan yaşlı bir memurdur. Maddi durumu pek iyi olmamasının yanı sıra alkol ve tütün kullanan bir adamdır. Ev sahibiyle ve konakladığı yerdeki insanlarla arasının pek iyi olduğu söylenemez. Yaşadığı yerdeki insanlar arasında Ratazayev adında bir edebiyatçı, adını hatırlamadığım subay ve bir dava yüzünden işinden olmuş bir adamın ailesi var. Diğer karakterleri romanda bunlar kadar sık vurgulamadığı için pek anımsayamıyorum. Varvara ise babasını ve bir süre sonra bir hastalıktan
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 201677bin okunma