"... yufka yürekli olmamak yiğitliğin şanındandı. Denizin yıpratmasına direnen, gemi gövdelerini yitip bitiren midyelere, yosunlara dudak büken, cam kırıkları, eski pabuçlar, dişsiz kırmızı tarak, şişe kapakları, prezervatifler arasından limanın dibindeki çamur birikintisinin üzerine kayıtsızca ve pırıl pırıl inen büyük bir demir çapa- Noboru yüreğini böyle tanımlamayı, böyle düşlemeyi severdi. Günün birinde göğsüne çapa dövmesi vurduracaktı.