“Ne denir bilirsin: denizler ötesine giden kişi yalnızca iklimi değiştirmiş olur, aklını değil. Senin ihtiyacın olan sürekli gezmek değil, kaplanın sırtından inmek. Hatırlıyorsun değil mi; hani bir adam kaplanın sırtına binmiş, bir türlü inemiyormuş. Çünkü sırtından indiği zaman hayvanın kendisini yiyeceğinden korkuyormuş. Ama bir insan ömrü boyu kaplanın sırtında oturamaz ki! Artık kaplandan inmen, her şeyle özellikle de geçmişinle yüzleşmen gerekiyor.”
“Çünkü senin anlatma merakını bilirim. Kızın başını döndürmek istiyorsun bence. Sana hayran olmasını istiyorsun. Hep süprizlerle karşılaşmasını, seni, dünyada tanıdığı herkesten daha ilginç bulmasını falan arzu ediyorsun.”