2 saatte okuyup bitirdiğim, bittiğine üzüldüğüm, satranç tahtasında ki hamleleri hayal ederek aynı heyecanı hissettiğim, Czentovic karakterinin uyuşukluğundan dolayı gıcık olduğum yalın bir dille anlatılmış güzel bir eser...
"Bir insan yaşamadığı duyguları ne kadar anlatabilir ?" sorusuna cevap olarak yazılmış bir kitap. Baş karakterin ruh halini en ince ayrıntısına kadar hissettirmiş olması yazarın büyüklüğü hakkında en ufak bir soru bırakmıyor. Eserin büyüklüğü ise onun eleştirilmesine engel değil ve benim bu konuda ki eleştirim kitabın sonunda ki boşluk hissi veren derin incelemedir. Sanki hikaye yarım kalmış ve tamamlanması gerektirdiği hissiyle bitirilmeden "hadi sonunu da sen hayal et " denilmiş... Yine de 10 puanı hak ediyor.