Sevgili dostum, bir gün Voltaire’nin Kitabında, İstanbul’daki bahçıvanın, huzur arayan Candide’ye verdiği, “Bahçeni yetiştir!” Öğüdünü örnek göstererek, “Hikayeni anlat!” demiştin bana, Hatırlıyor musun?
“Sadece hikayeni anlat!”
Ben de öyle yaptım.
Son Ada’yı yitirişimizin hikayesini anlattım...
"Bende anlayamadığın nedir biliyor musun?"
"Neymiş?"
"Nazım'ın dediği gibi: 'Ben artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum. Kendi şarkımı.' Ama yapamam biliyorum, çünkü o şarkı içimde kuruyup kaldı. Beni öldüren bu işte."
"Şarkılar bitmez, yeni şarkılar filizlenip doğar her zaman...