İşitilen şey, görülen şeyden daha dehşet verici olabiliyor sanki. Sadece sözcükler ölüm gerçeğini kesinleştirebilir. Biri o öldü demediği sürece hâlâ bir umut vardır.
“Şimdi okumak için elinde vakti olanlara avazım çıktığı kadar sesleniyorum:
Ey Allah'ın kulları okuyun... Şu üstünüze çöken, şu bizi boğan, şu birbirimize küfrettiren, kurşun sıktıran, şu bombaların patladığı, şu insanların solgun yapraklar gibi caddelere döküldüğü, şu enflasyon paraları ile kurşunlanan vitrinlerden, şu insanları koltuklarına mıhlayan televizyondan, şu yaşamayı işkence haline getiren zam haberlerinden, şu anarşi bültenlerinden kurtulmak istemez misiniz? Kitaplara dönün, okurum diye aldığınız, masanızın üzerine bıraktığınız kitaplara dönün. Kütüphanenizin raflarında unuttuğunuz kitaplara dönün. Barış için kitaplara dönün, Oh dünya varmış!.. diyebilmek için kitaplarınıza dönün.
Bakın, dünyada gül yetiştiren adamlar da varmış...”
Histerik kadınlarda, sinir krizi nöbetlerini getiren şey sabit bir fikirdir. Yani bunların fikirleri bir nokta üzerinde karar kılmıştır ki o şey her ne olursa olsun, onunla ilgisi olan olayların tamamı bunların sinirleri üzerinde müthiş bir etkisi uyandırır.
Histerik: Kişilik bozukluğu olan kişiler aşırı duygusallık, aşırı ilgi görme ve dikkati üzerine çekme isteği.