Kuşkucu, inkarcı değildir ve şüphe duymak, kabul etmemek, her şeyi inkar etmek demek değildir. Şüphe duymak bir şeyi körü körüne, gözü kapalı, kontrol etmeden kabul etmek anlamına gelmiyor.
Bir ülkenin güçlü ya da zayıf, halkların müreffeh veya gelişmemiş olması sadece yöneticinin adil ya da yetersiz olmasına bağlı değildir. Yöneticiler ister iyi ister kötü, ister kahraman ister zorba olsunlar her zaman kendi halkının kanından canından bir parçadır. Onlar halkın ruhunun birer kopyası, halkın yansımasıdır. Her zaman halkın kendisi nasılsa onlar da öyledir. Bu yüzdendir ki, her halkın kendine layık iktidar ve yönetici tarafindan yönetildigi uzun zamandır söylenegelmektedir.