Zeynep

Sabahleyin mahalleyi bırakanlar, akşamüstünden az zaman sonra evlerine yiyecek, yorgunluk, mutluluk, daha buna benzer şeylerle döneceklerdi.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Her an görülmeye değer bir şey olabilir.Öyle bir iş, öyle bir şey ki, fırsat kaçırılanca yaşamanın, dünyada olmanın bile anlamı uçup gider. Bir kadın. Bir vapur. Bir ağaç. Söz arasında geçen bir nükte. Yalnız o an için görülmeye değer bir ışık. Bir gölge. İki sokak çocuğunun kavga etmesi. Ada, boğaz iskelesinde yaz günü insana bir çok şeyleri unutturabilen bir serinlik.
Gece de ne olsa hüzün vericiydi. Aydınlıkta, pırıl pırıl bir güneş altında daha rahat konuşabilir, her şey daha cesaretle karşılanabilirdi.
Ah dedi Refik Bey içinden, biz kendimizi bile doğru dürüst anlayamıyoruz.