" İçimde hep ne olduklarını bilmediğim gizli ve meçhul ümitlere sarılmışım; onlar olmasa bir saniye nefes alamazdım çünkü bütün hesaplar aleyhime çıkıyordu, bu meçhul ümitler beni aldatıyorlarsa mahvolacaktım."
" Hayatının bütün bu izleri sanki ona sarılmış şöyle diyordu: Hayır, bizi bırakıp gitmeyeceksin, başka birisi olmayacaksın, nasılsan öyle kalacaksın; kuşkularınla, kendinden sonsuz hoşnutsuzluğunla, sonuçsuz kalan kendini düzeltme denemelerinle, yaşadığın düşüşlerle ve senin için olanaksız, sana nasip olmayacak sonsuz bir mutluluk beklentisiyle."