14 yaşındaki bir okurum. Fantastik ve bilim-kurgu alanındaki kitaplar en sevdiklerimdir. İnsanların kitap okuması ve insanlara kitap sevgisi aşılamak çok hoşuma gider. Şimdilik kitapla kalın hoşça kalın!
!!!BU YORUMUMUN TAMAMI SPOİLER İÇERMEKTEDİR!!!
5/5
Merhabalar! Bugün Kralın Kafesi kitabının yorumuyla karşınızda bulunuyorum. Öncelikle puan konusunda iki arada bir derede kaldığımı belirtmeliyim. Ama düşününce beğendiğim şeyler sayesinde 5 puan vermeye karar verdim. Kitaptaki en sevdiğim şey karakterlerin büyük bir ölçüde değişim yaşamasıydı. İlk ve son halleri arasında dağlar kadar fark vardı. Buna en iyi örnek bence Cameron'du. Başta çok saldırgan ve asabi bir kız nasıl olur da bu kadar farklılaşıp olgunlaşır anlayamadım. Farklı karakterlerin görüşünden kitabı okumak da ayrı bir hava vermiş kitaba. Ayrıca bu kitabın bir kısmının da psikolojiye dayandığını düşünüyorum. Örneğin Mare birisi onun bileğini tutunca kendini sessiz taş kelepçesiyle bağlıymış gibi hissediyordu. Bu sebepten psikolojisi olumsuz etkilenmişti. Bana kalmışsa bunun en büyük sebebi de Maven'dı. Gerçekten Maven'ı hiç sevmiyorum. Her kitapta daha da nefret ediyorum. Onun Mare'e olan takıntısı yüzünden canım karakterlerin başına gelmeyen kalmadı. Savaş sahneleri diğer kitaplara kıyasla fazlaydı. Ama ne de olsa sona yaklaşıyoruz. Son demişken en sinir olduğum ana yani son sahneye gidelim. ''Zaman geriye aksın!''
Bu kitabı okuyanlar olarak bilirsiniz ki tüm kitap boyunca Cal Mare'i Maven'ın elinden kurtarmak için uğraştı. Her geçen gün daha da çaresiz bir hale geliyor ve bir yol arıyordu. Birçok savaş yaşandı. Bunlar sadece Mare'i alabilmek içindi. Ve hatta bu olaydan dolayı Dadı bile öldü. Ama gel gör ki kitabın sonunda Kraliçe Anabel Cal'u tahta geçirmek istedi. Cal başta sinirlendi ve odayı terk etti. Dedim ki: ''Bu iş oldu. Olaylar başkalaştı, Mare ve Cal buradan kırmızı halı eşliğinde çıkar ve Poyraz başta olmak üzere herkesi Maven'dan kurtarır. Sen de rahatlarsın.'' Ama Cal ne yaptı Mare ona
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ben bir kılıcım; şimşekten ve ateşten doğdum. Kalbimin kırılmasından korkmuyorum. Acıdan korkmuyorum. Sadece boşluğa uyanmaktan korkuyorum. Yalnız bir fırtınada tek bir şimşek olmaktan. Ben bir kılıçsam, camdan yapılmıştım ve çatlamaya başladığımı hissediyordum.
Savaş meydanında hiç yeri olmasa da hala babasının alevli tacını takıyordu. Sanırım tüm dünyaya yalanlarıyla ne kazandığını, ne kadar harika bir ödül çaldığını göstermek istiyordu.