Kralın Kafesi (Kızıl Kraliçe Serisi 3. Kitap)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2402
Gösterim
Adı:
Kralın Kafesi
Alt başlık:
Kızıl Kraliçe Serisi 3. Kitap
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
520
Format:
Ciltli
ISBN:
9786052993064
Kitabın türü:
Orijinal adı:
King's Cage
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınevi
Kafeste tutsağım.

Ama savaşmadan teslim olmayacağım.

Buradan ya o çıkacak. Ya da ben.

Görün Beni. Onun nasıl yalan söylediğini görün.

Ben şimşek kızım. Ben fırtınayım.

Dökülen kızıl kanların intikamını alacağım.

İsyan ateşi tutsaklıkla körüklenecek.

Mare Barrow şimşeği olmadan tamamen güçsüz düşmüştür ve ölümcül hatalarını unutamamaktadır. Bir zamanlar sevdiği, yalan ve ihanetlerden ibaret bir çocuğun merhametine kalmıştır. Artık kral olan Maven, ülkesini ve tutsağını kontrolü altına alabilmek için entrika ağları örmeye devam etmektedir.

Mare sarayda tutsakken, artık gölgelere saklanmak istemeyen Kırmızı Muhafızlar organize olup kendilerini eğitmeye başlar. Mare’den uzak kalmaya dayanamayan sürgündeki prens Cal ise onu geri getirebilmek için her yolu denemeye hazırdır.

Bu savaşta aynı soydan gelenler birbirine sırt çevirirken iki taraf da sadakatle sınanacak.

“İç çatışmalar ve saray entrikalarıyla dolu.”

Kirkus Reviews

“Yine heyecan verici bir sonla okurları merak içinde bırakacak.”

Booklist

“Aveyard’ın küçük şimşek kızı hatalar yapan ve insanın kendisinden bir şeyler bulduğu bir karakter… Yazar, henüz kazanılmamış bir savaşla dördüncü kitaba hazırlık yapıyor.”

Publishers Weekly
520 syf.
·5/10
Kitap ilk ikisine göre çok sıkıcıydı. Öyle ki diğerlerini 1 günde bitirirken bunu 3.günümde bitirmiş bulunmaktayım. Kitabın çoğunluğunda Mare'in tutsakken neler hissettiği yer alıyordu. Çok cezbedici değildi.
520 syf.
·5 günde·6/10
(Serinin ilk iki kitabının incelemesi için #41701711 ve #41701958 )

Kızıl Kraliçe, daha önceden de bahsettiğim üzere kan rengine göre sınıflandırılmış bir toplumdaki iç savaşların anlatıldığı fantastik bir distopya. Her ne kadar Fantastik edebiyata dahil edilmiş olsa da bilim kurgu ögelerini de çok sık görebileceğiniz bir seri.
İlk iki kitapta olduğu gibi, hakkında bunca konuşulan ve bu kadar beğenilen bu seri beni üçüncü kitapta da hayal kırıklığına uğratmayı başardı. Yine de, psikolojik tahlillerin ve daha çok duygu durumlarının incelendiği bu kitabı, bu yönüyle ilk iki kitaptan biraz daha fazla sevdiğimi söyleyebilirim. (Ama hala Mare'den nefret ediyorum.)
Kralın Kafesi yine yarısından fazlasında hiçbir şey olmayan bir kitaptı. Gerçi serinin ilk kitabından beri fazla zorlama olduğunu ve sırf kitapları kalınlaştırmak için bu kadar uzatıldığını düşünüyorum, bu kitapta da bu fikrim değişmedi.
Gerçi Mare biraz daha olgun ve oturaklıydı, kitaptaki durumu birazcık olgunlaşmasını sağlamış, eh buna en çok da ben sevindim tabi.
Velhasılı kelam, ilk kitaptan aldığım o minicik haz bile bu kitapta mevcut değildi. Ve işin aslı, finalde olacakları çok net şekilde tahmin etmiştim. Dolayısıyla final de beni şaşırtmadı diyebilirim.
Ne diyelim, umarım diğer kitapları sevebilirim.
Okuduğunuz için teşekkür ederim, sevgiyle kalın.
520 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Kralın Kafesi; serinin en güzel, en can alıcı, en buz kestiren ve en ihanet dolu kitabıydı. Bu kitabı ilk okuduğumda açıkçası en sonunda neler olduğunu ve Cal'ın yaptığı seçimin neden o olduğunu anlayamamıştım ama şimdi görebiliyorum. Serinin son kitabında Gümüşlerin birbirlerini parçaladıklarını görmek için sabırsızlanıyorum.

Altı ay boyunca "eksik" bir kralın kafesinde yavaş yavaş ölen Mare ve tüm bu olanlardan sonra tacını seçen sürgün prensimiz Cal, gerçekten okuması çok acı vericiydi. Bu kitaba, hayalgücüme ve çizimlerime kattığı her şey için teşekkür ediyorum. Muazzam bir seri. İlk kitabı bu fantastik evrenin tarihi olması niteliğindeyken ikinci kitabı gelişme ve psikoloji üzerineydi. Üçüncü kitap ise tam bir duygu fırtınasıydı. Bir Kızıl'dan şimşeğe, oradan çatlamış bir cam kılıca ve karanlık bir kalbe dönüşen Mare, artık bir fırtına. Ve son kitapta intikamını almasını her şeyden çok diliyorum.

Ve küçük bir not olarak da şunu eklemek istiyorum; bu kitabın gerçekten kötü olduğuna inanıyorsanız dikkatinizi vererek okumamışsınız demektir. İkinciye okunmasını tavsiye ediyorum.

Bir dip not daha; Cameron, tatlım sen tam bir sürtüksün.
520 syf.
·6 günde·5/10
Sıkıldım. Bir dil ancak bu kadar sakız olabilir. Her betimlemede ayrıntının da ayrıntısına girmesi resmen şişirdi. Mare'nin gözünden okuduğumuz seride tamamen yan karakter olan Cameron'un gözünden bölümler olması çok saçmaydı. Cal, Farley karakterlerinin gözünden anlatılsa çok daha iyi olurdu. Hatta keşke bir de Maven tarafından anlatılsaydı. Çok zor bitirdim. Sırf yarım kalmasın seri diye okudum. Son kitabı da mecbur okuyacağız.
520 syf.
·21 günde·6/10
Kitabın ortası ve sonları heycan vericiydi. Bunun haricinde tutsak kaldığı zamanlar ve cameron'ın ağzından yazılan bölümler son derece sıkıcıydı.
Herşeye rağmen kendini okutan, güzel bir seri.
520 syf.
·35 günde·Puan vermedi
Serinin 3. kitabı. Mare Barrow, Kral Maven'in tutsağı. Hemde tüm güçlerinden ve şimşeğinden yoksun sessiz taş eşliğinde. İç çatışmalar ve gümüşlerin ayaklanmaları sayesinde.Kızıl muhafızların ve hiç tahmin etmeyeceğimiz birinin yardımıyla tutsaklığından kurtuluyor.Şimşeğine ve Cal'e kavuşuyor. Sonu böyle bitmemeliydi. Yazık oldu Mare, Cal ve tüm okurlarına..
520 syf.
·Beğendi·8/10
Umm.. Bu kitaba özel bir yorum yapabileceğimi sanmıyorum çünkü hem çok sevdiğim hem de nefret ettiğim bir kitap oldu. Sevme sebebim karakterlerin kendi ve yakınlarıyla ilişkilerinin gelişmesi ve olgunlaşması kısmındaydı. -Cal dışında(!)-

Nefret ettiğim kısımda kitap boyunca olan tüm shiplerimin bozulmasıydı. (Evangeline dışında) Yani 'Yazar tüm shiplerimi tekrar tekrar inşa edip nasıl temelinden yıkabilir ki?' diye bir ruh halinde bitirdim bu kitabı. Bu konu hakkındaki düşüncemi instagram hesabıMIZda paylaştım. @acvacaccacrack eğer spoiler yemeyi biraz umursamıyorsanız kralın kafesi postuna bir bakın derim. Victoria Aveyard Kralın Kafesi Birtakım kitaplar
520 syf.
·4 günde·5/10
Allahım o kadar sıkıcı ve baş ağrıtan bir kitaptı ki; nasıl sonuna kadar okudum bilmiyorum. Bir karakter nasıl bu kadar basiretsiz olabilir onu da anlamıyorum. Ne gücünden ne de hislerinden emin kitapta öyle bir yerde bitti ki; bu neydi şimdi dedim. Yine de son iki kitabı okuyup ona göre karar vereceğim.
520 syf.
·6 günde·Puan vermedi
İlk ıkı kıtapta bıldıgın tırnaklarımı kemırerek okumustum.Ancak son kıtapta mare nın sureklı psıkolojık ınıs cıkıslarını okuduk.Stockholm mu desem yoksa marenın ezık bı karakterı olmasımı desem bılemedım.Esareti suresince mavene baglilik duymasi oradan kurtulunca bir anda sadece öldürmeyi istemesi sozde travma yaşaması sahte geldi.Bu kitap benı tatmın etmedı
520 syf.
·7 günde·8/10
İki prens arasında savrulan bir Yenikan:Mare. Bileklerindeki Sessiz Taş kelepçelerle altı ay Prens Maven tarafından tutsak edilmişken beklenmedik yardımlar ile kendini asıl Prensin kollarında buluyor. Bir anda beliren karakterler birçok şeyin seyrini değiştirirken değişmeyeceğine inandığım tek şey Cal ile Mare arasındaki ilişki olmuştu.
Eskisi gibi olmaması gerektiğini düşünerek kendisini her geçen gün biraz daha fazla çevresindeki insanlara açıyor. Prenses Maarena’nın bir canavar olduğunu ama kendisinin hiçbir zaman o prenses olmadığını fark eden Mare artık kendisi olmaya başlamıştı.
İlk kitaptan itibaren sürekli Cal’a bir seçim yapması gerektiği söylenirken bu kitabın sonunda yapılan seçim yüreğinize oturuyor. Bir Prens daha tacını seçiyor.
Seri boyunca birbirlerine tutunan iki karakter ayrıldıklarında kocaman bir boşluk beliriyor. Prens bu açığı tacıyla doldurmaya çalışırken Mare’in canavara dönüşmemesi için hiçbir engel kalmıyor. Artık kaybedecek kimseniz olmadığında kendinizi kaybetmeniz de an meselesi oluyor.
520 syf.
·1 günde·6/10
Hatırlarsınız ki "Cam Kılıç" çok heyecanlı bir yerde bitmişti. O nedenle de 3. kitabı, ara vermiş olmama rağmen heyecanla elime aldım fırsatını bulmuşken... Maalesef baştan söylemeliyim ki Mare beni kitabın ilk yarısında delirtti. Kolay kolay yapmak istemem ama o kadar saçma ve boş bir Maven umuduyla doluydu ki hala, çoğu yeri atlamamak için kendimi zor tuttum. Buna diyebileceğim tek şey Stockholm Sendromu olabilir başka da bir şey diyemem. Mare'ın saçmalıklarına odaklanmak bile yordu beni... Maven gibi zihni hastalıklı, annesi tarafından çarpıtılmış, ciddi manada bozulmuş birine hala Mare ve hatta Cal 'in bu kadar umut bağlamış olması bana çok saçma geldi. Bazı yerlerde hikayeye atlayıp onları sarsmak geldi içimden... Bu nedenle benim için kitap 2. yarısında yani Mare kaçtıktan sonra başladı diyebiliriz. Bu kısımda da beklenen oldu, hikaye derinleşti, Cal ve Mare istediğimiz gibi yakınlaştı derken yazarımız sağolsun bu çifti kitabın sonunda deyim yerindeyse hiç etmiş oldu. Ortalama bir kitaptı diyebiliriz. Merakla yazar bu süreyi sonunda nereye bağlayacak merak ediyorum. Kızıllar bu topraklarda gerçek manada bir hakka sahip olmalı artık bu kadar çabadan sonra? Herkese iyi okumalar :)
520 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Seri her kitabında daha da aksiyon ve hız kazanarak devam ediyor. Ana karakterimiz neyse ki ikinci kitapta yaptığı hataların farkında ve daha olgun. Bunun dışında yine de onu çok sevmiyorum ve yan karakterlerden sevdiklerimi bu kitapta daha çok görmek isterdim. Seride normalde anlatıcı ana karakterimiz Mare'in ağzındandı, bu kitaptaysa üç ayrı karakterimizin ağzından -Mare de dahil. Genel olarak beğendiğim bir kitap oldu ve beni okurken çok sürükledi. Sonu yine beni şaşırttı ve serinin sonu hakkında daha da meraklanmama neden oldu. Bu serinin beğenmediğim birkaç yanı olmasa gayet güzle olabilecek bir seri. Öncelikle yazar her seriden bir şeyler toplayıp birleştirmiş. Tamam hadi diyelim ki bu sorun olmasın zaten hep sevdiğimiz ayrıntılar birleşmiş olsun, sonrasında klasik bir aşk üçgeni olayı var -bu ne kadar hepimizin ara ara hoşumuza gitse de artık her seride görmekten sıkılmış olabiliriz, Mare'yi tam anlamıyla sevemiyorum, evet kimi yerde destekliyorum ama tam olarak değil. Bunlar dışında yazarın kitap sonları bence çok etkileyici ve güzel ama kitabın başlarında bazı yerler çok hareketli ve hızlıyken bazı yerler durağan olabiliyor. Fantastik ve distopik kitaplar seviyorsanız bence şans verebileceğiniz bir seri...
Tüm dünyanız olan bir insanın karşısında duruyorsunuz ve yeterli olmadığınızı duyuyorsunuz. Onun seçimi olmadığınızı. Güneşiniz olan kişinin sadece bir gölgesi olduğunuzu anlıyorsunuz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kralın Kafesi
Alt başlık:
Kızıl Kraliçe Serisi 3. Kitap
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
520
Format:
Ciltli
ISBN:
9786052993064
Kitabın türü:
Orijinal adı:
King's Cage
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınevi
Kafeste tutsağım.

Ama savaşmadan teslim olmayacağım.

Buradan ya o çıkacak. Ya da ben.

Görün Beni. Onun nasıl yalan söylediğini görün.

Ben şimşek kızım. Ben fırtınayım.

Dökülen kızıl kanların intikamını alacağım.

İsyan ateşi tutsaklıkla körüklenecek.

Mare Barrow şimşeği olmadan tamamen güçsüz düşmüştür ve ölümcül hatalarını unutamamaktadır. Bir zamanlar sevdiği, yalan ve ihanetlerden ibaret bir çocuğun merhametine kalmıştır. Artık kral olan Maven, ülkesini ve tutsağını kontrolü altına alabilmek için entrika ağları örmeye devam etmektedir.

Mare sarayda tutsakken, artık gölgelere saklanmak istemeyen Kırmızı Muhafızlar organize olup kendilerini eğitmeye başlar. Mare’den uzak kalmaya dayanamayan sürgündeki prens Cal ise onu geri getirebilmek için her yolu denemeye hazırdır.

Bu savaşta aynı soydan gelenler birbirine sırt çevirirken iki taraf da sadakatle sınanacak.

“İç çatışmalar ve saray entrikalarıyla dolu.”

Kirkus Reviews

“Yine heyecan verici bir sonla okurları merak içinde bırakacak.”

Booklist

“Aveyard’ın küçük şimşek kızı hatalar yapan ve insanın kendisinden bir şeyler bulduğu bir karakter… Yazar, henüz kazanılmamış bir savaşla dördüncü kitaba hazırlık yapıyor.”

Publishers Weekly

Kitabı okuyanlar 338 okur

  • Beyzad
  • Zeynep Şen
  • Fatma Gül
  • Sevde Taşçi
  • Eflin
  • Sedanur Tezcan
  • Only books
  • azra yerli
  • Bengü
  • Ayşe üral

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.4 (35)
9
%16.8 (20)
8
%17.6 (21)
7
%10.1 (12)
6
%12.6 (15)
5
%7.6 (9)
4
%1.7 (2)
3
%0.8 (1)
2
%0.8 (1)
1
%2.5 (3)