Kitap
Kralın Kafesi

Kralın Kafesi

Kızıl Kraliçe Serisi 3. Kitap

OKUYACAKLARIMA EKLE
7.9
219 Kişi
618
Okunma
167
Beğeni
3.238
Gösterim
520 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 14 sa. 44 dk.
Adı
Kralın Kafesi (Kızıl Kraliçe Serisi 3. Kitap)
Basım
Türkçe · Türkiye · Pegasus Yayınevi · Kasım 2017 · Ciltli · 9786052993064
Orijinal adı
King's Cage
Kafeste tutsağım. Ama savaşmadan teslim olmayacağım. Buradan ya o çıkacak. Ya da ben. Görün Beni. Onun nasıl yalan söylediğini görün. Ben şimşek kızım. Ben fırtınayım. Dökülen kızıl kanların intikamını alacağım. İsyan ateşi tutsaklıkla körüklenecek. Mare Barrow şimşeği olmadan tamamen güçsüz düşmüştür ve ölümcül hatalarını unutamamaktadır. Bir zamanlar sevdiği, yalan ve ihanetlerden ibaret bir çocuğun merhametine kalmıştır. Artık kral olan Maven, ülkesini ve tutsağını kontrolü altına alabilmek için entrika ağları örmeye devam etmektedir. Mare sarayda tutsakken, artık gölgelere saklanmak istemeyen Kırmızı Muhafızlar organize olup kendilerini eğitmeye başlar. Mare’den uzak kalmaya dayanamayan sürgündeki prens Cal ise onu geri getirebilmek için her yolu denemeye hazırdır. Bu savaşta aynı soydan gelenler birbirine sırt çevirirken iki taraf da sadakatle sınanacak. “İç çatışmalar ve saray entrikalarıyla dolu.” Kirkus Reviews “Yine heyecan verici bir sonla okurları merak içinde bırakacak.” Booklist “Aveyard’ın küçük şimşek kızı hatalar yapan ve insanın kendisinden bir şeyler bulduğu bir karakter… Yazar, henüz kazanılmamış bir savaşla dördüncü kitaba hazırlık yapıyor.” Publishers Weekly
5 mağazanın 5 ürününün ortalama fiyatı: ₺51,63
7.9
10 üzerinden
219 Puan · 30 İnceleme
lala
Kralın Kafesi'ni inceledi.
520 syf.
·
5 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Muhteşem Bir Devam Kitabı
Kralın Kafesi; serinin en güzel, en can alıcı, en buz kestiren ve en ihanet dolu kitabıydı. Bu kitabı ilk okuduğumda açıkçası en sonunda neler olduğunu ve Cal'ın yaptığı seçimin neden o olduğunu anlayamamıştım ama şimdi görebiliyorum. Serinin son kitabında Gümüşlerin birbirlerini parçaladıklarını görmek için sabırsızlanıyorum. Altı ay boyunca "eksik" bir kralın kafesinde yavaş yavaş ölen Mare ve tüm bu olanlardan sonra tacını seçen sürgün prensimiz Cal, gerçekten okuması çok acı vericiydi. Bu kitaba, hayalgücüme ve çizimlerime kattığı her şey için teşekkür ediyorum. Muazzam bir seri. İlk kitabı bu fantastik evrenin tarihi olması niteliğindeyken ikinci kitabı gelişme ve psikoloji üzerineydi. Üçüncü kitap ise tam bir duygu fırtınasıydı. Bir Kızıl'dan şimşeğe, oradan çatlamış bir cam kılıca ve karanlık bir kalbe dönüşen Mare, artık bir fırtına. Ve son kitapta intikamını almasını her şeyden çok diliyorum. Ve küçük bir not olarak da şunu eklemek istiyorum; bu kitabın gerçekten kötü olduğuna inanıyorsanız dikkatinizi vererek okumamışsınız demektir. İkinciye okunmasını tavsiye ediyorum. Bir dip not daha; Cameron, tatlım sen tam bir sürtüksün.
Kralın Kafesi
7.9/10
· 618 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
12
Zeynep Ecrin TOPRAKÇI
Kralın Kafesi'ni inceledi.
520 syf.
·
22 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
ALEVLER HER YANI SARACAK!
!!!BU YORUMUMUN TAMAMI SPOİLER İÇERMEKTEDİR!!! 5/5 Merhabalar! Bugün Kralın Kafesi kitabının yorumuyla karşınızda bulunuyorum. Öncelikle puan konusunda iki arada bir derede kaldığımı belirtmeliyim. Ama düşününce beğendiğim şeyler sayesinde 5 puan vermeye karar verdim. Kitaptaki en sevdiğim şey karakterlerin büyük bir ölçüde değişim yaşamasıydı. İlk ve son halleri arasında dağlar kadar fark vardı. Buna en iyi örnek bence Cameron'du. Başta çok saldırgan ve asabi bir kız nasıl olur da bu kadar farklılaşıp olgunlaşır anlayamadım. Farklı karakterlerin görüşünden kitabı okumak da ayrı bir hava vermiş kitaba. Ayrıca bu kitabın bir kısmının da psikolojiye dayandığını düşünüyorum. Örneğin Mare birisi onun bileğini tutunca kendini sessiz taş kelepçesiyle bağlıymış gibi hissediyordu. Bu sebepten psikolojisi olumsuz etkilenmişti. Bana kalmışsa bunun en büyük sebebi de Maven'dı. Gerçekten Maven'ı hiç sevmiyorum. Her kitapta daha da nefret ediyorum. Onun Mare'e olan takıntısı yüzünden canım karakterlerin başına gelmeyen kalmadı. Savaş sahneleri diğer kitaplara kıyasla fazlaydı. Ama ne de olsa sona yaklaşıyoruz. Son demişken en sinir olduğum ana yani son sahneye gidelim. ''Zaman geriye aksın!'' Bu kitabı okuyanlar olarak bilirsiniz ki tüm kitap boyunca Cal Mare'i Maven'ın elinden kurtarmak için uğraştı. Her geçen gün daha da çaresiz bir hale geliyor ve bir yol arıyordu. Birçok savaş yaşandı. Bunlar sadece Mare'i alabilmek içindi. Ve hatta bu olaydan dolayı Dadı bile öldü. Ama gel gör ki kitabın sonunda Kraliçe Anabel Cal'u tahta geçirmek istedi. Cal başta sinirlendi ve odayı terk etti. Dedim ki: ''Bu iş oldu. Olaylar başkalaştı, Mare ve Cal buradan kırmızı halı eşliğinde çıkar ve Poyraz başta olmak üzere herkesi Maven'dan kurtarır. Sen de rahatlarsın.'' Ama Cal ne yaptı Mare ona onca laf etmesine, birbirlerine aşık olmalarına, onca ''Mare'i Kurtarma Savaşı''na rağmen tahtını seçti. Kalbim ortasından bir daha yapışmamak üzere kırıldı. Mare'in haline çok üzüldüm. Ben Cal'un Mare ile Poyraz'ı kurtaracağını düşünmüştüm ama sadece bir Calore ihaneti daha gerçekleşti ve düşman oldular. 4. kitap için sabırsızlanıyorum. Umarım finali güzel biter bu sayede rahatlarım. Böylelikle bir yorumumun daha sonuna gelmiş olduk. Buraya kadar okuduğunuz için hepinize çok teşekkür ediyorum. Şimdilik hoşça kalın! :) *ALINTI KÖŞESİ* *Gökte morlu beyazlı akımlar oluşturdu. Bu bir işaretti. Şimşek kız özgürdü. (Sayfa 311)
Kralın Kafesi
7.9/10
· 618 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
Tuğba
Kralın Kafesi'ni inceledi.
520 syf.
·
5/10 puan
Kitap ilk ikisine göre çok sıkıcıydı. Öyle ki diğerlerini 1 günde bitirirken bunu 3.günümde bitirmiş bulunmaktayım. Kitabın çoğunluğunda Mare'in tutsakken neler hissettiği yer alıyordu. Çok cezbedici değildi.
Kralın Kafesi
7.9/10
· 618 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
30
İpek Tombak
Kralın Kafesi'ni inceledi.
520 syf.
·
5 günde
·
6/10 puan
(Serinin ilk iki kitabının incelemesi için #41701711 ve #41701958 ) Kızıl Kraliçe, daha önceden de bahsettiğim üzere kan rengine göre sınıflandırılmış bir toplumdaki iç savaşların anlatıldığı fantastik bir distopya. Her ne kadar Fantastik edebiyata dahil edilmiş olsa da bilim kurgu ögelerini de çok sık görebileceğiniz bir seri. İlk iki kitapta olduğu gibi, hakkında bunca konuşulan ve bu kadar beğenilen bu seri beni üçüncü kitapta da hayal kırıklığına uğratmayı başardı. Yine de, psikolojik tahlillerin ve daha çok duygu durumlarının incelendiği bu kitabı, bu yönüyle ilk iki kitaptan biraz daha fazla sevdiğimi söyleyebilirim. (Ama hala Mare'den nefret ediyorum.) Kralın Kafesi yine yarısından fazlasında hiçbir şey olmayan bir kitaptı. Gerçi serinin ilk kitabından beri fazla zorlama olduğunu ve sırf kitapları kalınlaştırmak için bu kadar uzatıldığını düşünüyorum, bu kitapta da bu fikrim değişmedi. Gerçi Mare biraz daha olgun ve oturaklıydı, kitaptaki durumu birazcık olgunlaşmasını sağlamış, eh buna en çok da ben sevindim tabi. Velhasılı kelam, ilk kitaptan aldığım o minicik haz bile bu kitapta mevcut değildi. Ve işin aslı, finalde olacakları çok net şekilde tahmin etmiştim. Dolayısıyla final de beni şaşırtmadı diyebilirim. Ne diyelim, umarım diğer kitapları sevebilirim. Okuduğunuz için teşekkür ederim, sevgiyle kalın.
Kralın Kafesi
7.9/10
· 618 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
16