doğup büyüdüğü yere ait değil insan. acı çektiği ya da çok mutlu olduğu yere de ait değil. insan, olmak isteyip de olamadığı yere ait. şey gibi bir his işte bu; çok, çok susamak gibi.
sadece normal ve olumlu olanın -özetle sadece huzur ve refahın- insan için yararlı olduğundan neden bu kadar kesin, bu kadar sarsılmaz biçimde eminsiniz? aklımız yarar konusunda yanılıyor olamaz mı? belki de insan sadece huzur ve refahtan hoşlanmaz? belki de ıstırap çekmeyi de aynı tutkuyla sever? belki de acı çekmek onun için tıpkı huzur ve refah kadar yararlıdır?
...böyle bir duvara başımı vurarak onu yıkamam, elbette gücüm yetmeyecek ama sırf o duvar taştan ve benim gücüm yetmiyor diye onu kabul etmek zorunda değilim ki.