yorgunsak eğer, bu daha önceden çok uzun bir yolu yürüdüğümüzden değil midir? ve insanın yeryüzünde verilecek bir savaşı olduğu doğruysa, o bezginlik duygusu ve başın yanıp tutuşması, uzun süredir mücadele ettiğimizin bir göstergesi değil midir?
sevgili theo,
mektubunda bana çok dokunan bir cümle var. "keşke her şeyden uzak olabilseydim" diyorsun. "çünkü her şeye sebep olan benim ve herkese yalnızca acı veriyorum. tüm bu mutsuzlukları kendi başıma da çevremdekilerin başına da yalnızca ben getirdim." bu sözlerin bana çok çarpıcı geldi, çünkü aynı duyguları, ama tamı tamına aynı, ne bir dirhem eksik ne bir dirhem fazla ben de duyuyorum ve vicdan azabı çekiyorum.
....
....
tüm güçlükleri biz yaşlandıkça azalmayıp çoğalan dertleri, acıları, düş kırıklıklarını düşünüp başarısız olmak, rezil olmak korkularına kapıldıkça, ben de, ben de özlüyorum senin özlediğini. keşke her şeyden uzak olsaydım, diyorum.