sunu (ya da bir parça matematik)
her gün bir kez dışarı çıktım kırık bir bulutla yürüdüm, her gün bir insana bakıp,yüzümü yere eğdim. her gün bir gazeteye boş gözlerle baktım. her gün birileri konuştu, onları dinliyor gibi yaptım. her gün bir kez “neredeyim” diye sordum kendime. her gün bir kuzey kışı indi içime. her gün karşımda duran fotoğraflarına baktım. bir kez öfkelendim her gün bir kez sordum kendime neden bu kadar bağlandın. her gün adalet ve zalimlik üzerine düşündüm. belki de her şey. her gün bir barbar, bir medeni ile gezdim sokaklarda. minareleri her gün sabaha ezan sesleriyle ben açtım. her gün bir perdeyi aralamaya çalıştım. her gün hiçbir şeyi anlamadığımı düşündüm, her gün her şeyi anladığımı düşündüm. güvercinleri yolculadım. her gün, günlere dayanamadığımı düşündüm. kitapları alt alta dergileri kıvırarak yan yana dizdim. ne idüğü belirsiz yerler benimle yürüdü. gördüğüm her “cümle” bana bir bıçak gibi battı, anlamadım. her gün bir taşparçası söktüm içimden. her gün uyku beni koynuna alsın diye yalvardım. her gün, gün bitiyor gece bitmiyor dedim. her gün işlerin beni avutmadığını gördüm.
....
öfkeni unutma dedim kendime her gün, unutursan düşersin dedim. her gün en az bir saati ayakta durmaya, dimdik durmaya ayırdım.
....
her gün insan olmak ne kadar çok kusur içeriyor diye düşündüm...