Kitabı ilk gördüğüm andan beri zihnimde uyanan bir soru var: Neden kitabın ismi iyi insan iyi vatandaş değil de iyi vatandaş iyi insan olarak konulmuş? Birey iyi insan olduktan sonra iyi vatandaş olmaz mı? Neden İyi insan olmaktan önce iyi vatandaş olmak gelsin ki? Bu sıralama benim aklıma bir başka soruyu getiriyor: devlet mi halk içindir, halk mı devlet içindir? Bu soruya benim vereceğim cevap devlet halk içindir. Dolayısıyla iyi insan olmanın iyi vatandaş olmaktan önce geldiğini düşünüyorum. İyi vatandaş olmanın yolunun önce iyi insan olmaktan geçtiği kanısındayım. Birey olarak yeterli olgunluğa erişememiş insan nasıl devlete karşı sorumlu davranabilir ki?
Koyu derilileri kendilerinden ayrı tutuş, Kuzey ve Güney Amerika halkı arasında iç muharebeyi doğurmuştur. İnsanlar arasındaki eşitlik prensibini güden büyük demokrasi lideri Lincoln bu uğurda hayatını vermiştir. Fakat bugün koyu derililer Amerikan hayat ve kültürüne daha çok karışarak kendilerimi Amerikan vatandaşı olmak üzere daha kuvvetle kabul ettirmekte ve ırk ayrılığı da yavaş yavaş silinmektedir.
Hristiyanlıkta ahlakın hareket noktası, kullardan hiç kimsenin günahsız olamayacağıdır. O halde, bu hususta kimse kimseye üstün olduğunu ileri süremez.
Gerçek Hristiyanlıkta tevazu, dinin esasıdır. Şu sözler onu gösterir:
Hüküm etmeyiniz ki, hüküm olunmayasınız. (Yargılamayın ki yargılanmayasınız.) Zira ettiğiniz hükümle siz de hükmolunacaksınız ve ölçtüğünüz ölçekle siz de ölçüleceksiniz. Niçin kardeşinin gözündeki çöpe bakıyorsun da, kendi gözündeki merteğe (kalas) dikkat etmiyorsun? Yahut kendi gözünde mertek varken kardeşine; gel, gözünden çöp çıkarayım nasıl diyebiliyorsun? Ey mürai (ikiyüzlü), evvela merteği kendi gözünden çıkar ve o zaman kardeşinin gözünden çöpü çıkarmak için kendi gözün iyice görebilsin.