Bu kitabı okurken içten içe 'içimizde ötekileştiremediklerimizin' baskısı içinde mi yaşamaya alıştık acaba dedim?
Bizim de kendimize olan öz saygımızı daima koruyabilmemiz için hep bir 'öteki'ye mi ihtiyacımız vardır?
İnsan düşünce ve ruh olarak kaç katmanlıdır ve nereye kadar dayanıklılık gösterebilir?
'Sabır' denilen şey kitap okurken de kazanılır mı?
Sahi bizim ötekileştiremediklerimiz de bizi esir almış mıdır ?
Gibi sorularla iç içe olduğum bir kitaptı.
Böylece "O (Cengiz Han) ," varolabilmenin anlamını ve şartını anlamış görünüyordu ki bu da kaba kuvvet idi. İyice emindi ki ancak kuvvetle herkese baş eğdirir, diz çöktürür, alçaltır ve toz haline getirebilirdi. İsterse karşısında taş olsun , bir ağaç ya da vahşi, yırtıcı bir hayvan olsun, ancak kuvvetle üstesinden gelebilirdi onun..