BU GEMİ NE ZAMANDIR BURADA
Bu gemi ne zamandır burada
Çoktan boşaltmış yükünü
Gece de olmuş, rıhtım da bomboş
Mavi bir suyun düşünü uyutur bir tayfa
Arkada, güvertede
Ah, neresinden baksam sessizlik gene.
Yürürüm usuldan, girerim bir meyhaneye
İçerde üç beş kişi
Yalnızlık üç beş kişi
-Söyle be! ne zamandır burda bu gemi
-Denizin değil hüznün üstünde.
Belki yarın gidecek
Bir anı gelecek bir başka anının yerine.
İnsan bazen ağlamaz mı bakıp bakıp kendine.
Nedensiz bir çocuk ağlaması bile Çok sonraki bir gülüşün başlangıcıdır.
Değilsek de yakın, birbirimize uzak da sayılmayız büsbütün...
İnsanın insandan başka dayanağı yok. Yalnızlık bile, başka insanların varlığı bilindikçe bir anlama kavuşuyor.
...Oysa Allah sevdiğine kavuştursun diyen hiçbir dilenciyi boş geçmemiştim ben.
Neden aklıma geliyor istasyon büfesindeki durusun.Hava soğudu -kasımın son günleri- kar yağacak, bembeyaz olacak unutulmuşluğum.
Sarılıp gövdesine sımsıkı, bir kadın kendini doğurabilir isterse.
Bir mektup, bir telgraf alındısı değil unutulmuş bir sevdadır kapısını çalan.
Gökyüzü gibi şu çocukluk, hiçbir yere gitmiyor.
Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde; oysaki seninle güzel olmak var...