ebrår

ebrår
@_0ebrarr
Rüzgar yükseliyor, yaşamaya çabalamalı.
Tekrar Kinyas'a baktığımda ikimiz de uzun zamandır atmadığımız kadar dürüst kahkahalar atıyorduk Mucize bizimle gelmemişti. O muazzam büyü bizi takip etmemişt. Hiçbir şey peşimizden gelmemişti. Mucize bizdik! İçimizdeydi. Her şey bizdeydi! Mucize, sihir, o eşsiz sevişme! Hep bizim zihnimizdeydi. Mucize gitmiyordu bir yere. Biz gidiyorduk. Mucize bizdik. Kinyas ile Kayra! Ellerinde her zaman sarı ışık noktalarının dans ettiği adamlar... Iki bira daha istedik.
Sayfa 177·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Işte!" derdim kendime, "dünya artık o üzeri kalabalık toprak parçası değil. Dünya işte bu! Zihin. Dünya benim zihnim! Dün ya benim aklım. Hayatsa çöle karışana kadar var. Kendimi gömmemden cesedimin kum tanesine dönüşmesine kadar geçen bekleme süresi. Düsünme süresi. Hayat bu! Düşünmeye ayrılan zaman. Kendimi kumların içine saplamış şekilde nefes alarak yattığım süre. Hepsi bu. Kum tanesi olana kadar aklından geçen her şey. Başka bir şey değil..."
Sayfa 159·Kitabı okudu
Emin olmamak hiçbir şeyden, tereddüt etmek aynadaki görüntüden, doğal bir uyuşturucu gibi. Muz kabuğu ya da kurbağa sırtı yalamaya benziyor. O kadar tereddüt ediyor ve şüpheediyorsun ki fazla düşünmekten uyuşuyorsun. Bütün ihtimalleri hayal ediyorsun. Bütün sonuçlarıyla. Birileri buna halusinasyon diyor. Oysa hayatın kendisi "halüsinojen." Oksijenin kendisi uyuşturucu. Öyle bağımlısı olmuşuz ki birkaç dakikalık eksikliği öldürüyor...
Sayfa 122·Kitabı okudu
Zaten böyle başlamadı mı düşünmek, hayal etmek? İnsanların haberdar olamayacağı, hakkında fikir yürütemeyecekleri tek şey insanın kafasının içinde koşturanlar. Ve çevrenin tepkilerinden duyulan kaygıdan dolayı dünyanın en hayalperest kişileri en iyi komşular oldular. Susmayı öğrendikleri için. Normal olanı kafalarında çizip ona göre hareket ettiler. Dünyanın başını ve sonunu düşündükleri ortaya çıkmasın diye.
Sayfa 92·Kitabı okudu
Ruhumdaki dügümler fazlasıyla sıkı. Kimsenin onları çözecek kadar ince tırnakları yok. Bense çoktan vazgeçtim tırnaklarımı uzatmaktan. Kendimi bilmeyi bıraktım. Ölümü bilmek ve anlayabilmek bile daha kolay. Yanıtı olmayan bir soru olarak geldim dünyaya. Ve sorusu olmayan bir yanıt gibi de gidiyorum.
Sayfa 70·Kitabı okudu