Kayra, bir gün bana "Mutsuzluğuna hiçbir çare aramıyorsun" demiş ti. "Ve en büyük acının kendininkinin olduğunu düşünüyorsun. Dün yadan haberi olmayan bütün geri zekâlılar gibi. Ölmesine çeyrek kalmiş, herkesi yaşadığına pişman etmeye çalışan, sağlıklı oldukları için suçluluk duymalarını isteyen hastalıklı, yaşlı bir kadın gibisin."
Aslında bu kadar yükselmek ya da alçalmak, daha doğrusu bu kadar ileri gitmek istememiştim hiçbir zaman. Aynaya bakıp kendini tanıyamamak, insanın kendi anılarını bir başkası yaşamış gibi anlatması, dünyanın kendisi dahil üzerindeki hiçbir şeye kayda değer bir varoluş nedeni bulamamak ve zihnin bedenden binlerce kilometre uzakta olması o kadar korkunç ki!