"İnsan, hiçbir şeye karşı ilgisi, hiçbir şeyden umudu kalmayınca, hayatın her gün değişmeyen tekrarı altında ezilir gibi olur."
*Gustave Flaubert
Bu söz, insan ruhunun derin bir çıkmazını gözler önüne seriyor: İlgi ve umudunu yitirmiş bir zihin için hayat, monoton bir yük haline gelir. Flaubert, günlük rutinlerin ve sıradanlığın, içsel bir boşlukla birleştiğinde nasıl boğucu bir ağırlığa dönüşebileceğini ustaca vurguluyor. Umutsuzluk ve kayıtsızlık, varoluşun her anını tekdüze bir tekrar olarak algılamamıza neden olur ve bu da kişiyi adeta kendi hayatının içinde ezilen bir yabancıya dönüştürür.