Sessiz Ev, Orhan Pamuk'un 1983 yılında basılan ikinci kitabıdır. Dönemin siyasi olaylarını başarıyla aktaran bir eser olmakla birlikte her kesimden insanı temsil eden roman karakterleri bulunur.
İstanbul'dan babaannelerini ziyarete gelen üç kardeşin Cennethisar'da geçirdikleri bir hafta üzerinden dönemin siyasi olayları aktarılır. Biz karakterlerin yaşadıkları olayları kitap boyunca birinci ağızdan dinleriz ve olaylara tamamıyla onların perspektifinden bakmış oluruz.
Orhan Pamuk, geçmiş ve şimdiki anı birleştirme konusunu ustalıkla yansıtmıştır. Genel olarak babaanne karakterinin üzerinde yapılan bu çalışmada, karakter günümüzü yaşarken ve bir diyalog halindeyken birden eskiye gitmesi ve ikisini aynı anda yürütüyor olması okura merak duygusunu had safhada yaşatmıştır.
Kitaba bir bütün olarak baktığımızda Nilgün karakterinin yaşadığı üzücü olay dışında belirli bir olay örgüsü bulunmamaktadır.
Karakterler biraz daha derinlemesine işlenebilir ve hayatlarına daha çok girilerek merakımız giderilebilirdi. Özellikle dinlemekten en çok keyif aldığım babaanne ve Recep karakteri üzerinde bir çok olayı kendi hayal gücümle bütünleştirmek zorunda kaldım.
Keyifle okuduğum bu kitabın incelemesini en sevdiğim alıntıyla bitirmek istiyorum:
''Bir zamanlar dünyanın güzel bir yer olduğunu düşünürdüm, çocuktum, aptaldım.''