"Bir hayat kasırgası içinde ömür geçirenler, bir gölgelikte dinlenmek için vakit bulamayanlar, tehlikelerle arkadaş olanlar böyle geçici bir huzura kavuşunca kendi gönülleriyle hesaplaşırlar, geçmişi hatırlarlar. O zaman her şeyin ölçüsü büyür ve hatıralar güzelleşir. Mazide kalan insanlar kusurlarından ve suçlarından sıyrılmıştır. O, bir arkadaşsa daha vefalı, bir sevgiliyse daha çekici; bir anaysa daha şefkatli olur. Hattâ böyle dakikalarda insan düşmanını bile bağışlamağa hazırdır."
Yalnız olmak kimsesiz olmak demek değildir. Bazen onca ilgi ve iltifatın arasında yapayalnız kalırsın.
Bazen de ıssızlıktan korkmaya başlarsın. Kalabalığın içindeki yalnızlığın özgürlüğüne ihtiyaç duyarsın. Hiçliğin derinliğinde yüklerinden kurtulursun...
Kalabalık masalarda daldığın boşluk. Bir sürü insanın arasındayken yapayalnız hissettiren kimsesizlik. Yerinde duramadığın ama kalkıp da gidemediğin huzursuzluk. Sevgi görünce kendini hissettiren başı okşanmamış çocukluğun. Hepsi seni sen yapan ama seni senden eden şeyler.